|
TURKIYE DE YUZME
Türkiye'de modern anlamda yüzme sporu 1910'lu yıllarda başlamıştır. Fakat
Türk yüzme tarihinin kökeni çok eskilere dayanır.
Denizlerle sıkı bağlantılara ve güçlü bir donanmaya sahip olan Osmanlılar,
yüzmeye de o ölçüde büyük önem vermişlerdir. Askeri eğitim içerisindeki
yüzme çalışmaları Türk yüzme tarihinin temelini oluşturmuştur.
1800'lü yılların sonlarında Türk gençleri sportif anlamda yüzmeyle
tanışmışlar; Galatasaray Sultanisi öğrencileri, beden eğitimi öğretmenleri
Moiroux gözetiminde yüzme çalışmalarına başlamışlardı. İyi bir yüzücü olan
Moiroux, daha sonra Tophane Askeri Sanaii Mektebi'ne atanarak modern yüzme
öğretimine burada devam etmişti.
1900'lü yılların başlarına ise İstanbul'da bulunan yabancı uyruklular, kendi
aralarında yüzme yarışları düzenlemeye başladılar. Bu tür yarışlara zaman
zaman Türk gençleri de katılıyorlardı1910'lu yıllara gelindiğinde, yetişmiş
Türk yüzücülerinin sayısında artış olmasına rağmen, kulüplerin maddi
imkansızlıklarından dolayı bu alanda yeterli atılım yapılamıyordu. Bu
dönemlerde ortaya çıkan önemli isimler arasında; uzun mesafede Selahattin
Bey, kısa mesafede Said Selahattin, atlamada Kemal Bey ve Fahri Ayad adları
yer alıyordu. Yüzme sporuna faaliyetleri arasında ilk yer veren kulüp
Fenerbahçe olurken, onu Galatasaray izledi.
1920'li yıllarda kulüplerin yüzmeyi ciddi olarak ele almaları ile birlikte
ilk önemli çalışmalar da başladı. 1922'de Moda-Kınalıada,
Fenerbahçe-Kınalıada, Büyükada-Fenerbahçe arasında uzun mesafe yarışları
düzenlendi ve her üç yarışı da Galatasaraylı Fazıl Adnan kazandı. Fazıl
Adnan'ın Moda-Kınalıada arasındaki derecesi, 3 saat 5 dakika,
Fenerbahçe-Kınalıada arasındaki derecesi 3 saat, Büyükada-Fenerbahçe
arasındaki derecesi 8 saat 15 dakikaydı.
Türkiye'de gerçek anlamda ilk düzenli yarış, 15 Eylül 1923'te Büyükada'da
yapıldı.100 m'de düzenlenen bu yarışı İtalyan Mai Limmeri 1. bitirirken,
Fenerbahçe'den Raşit Bey 2., Galatasaray'dan Nejat Abay 3. oldu. Aynı
yıllarda kurulan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı, yüzmenin daha ciddi ve
disiplinli olarak ele alınmasını sağladı. 1931'de Ekrem Rüştü Akömer'in
çabaları ile Türkiye'de ilk yüzme havuzu olan, 25x50 m boyutlarındaki
İstanbul Büyükdere Yüzme Havuzu açıldı. Aynı dönemde, İzmir Karşıyaka spor
kulübü de yüzme şubesi açtı. Bu gelişmeler paralelinde yavaş yavaş bayan
yüzücüler de ortaya çıkmaya başladı. (Leyle Asım Turgut, Nüzhet, Lola Hanım
gibi) 1931 yılında 100 m serbestte Suat Erler 1.28,2 400 m serbestte Şeref
Hüsam 7.37,8 100 m sırtüstünde Naili Moran 2.34,2 3x100m serbest bayrak ta
Galatasaray Takımı 6.47,7 dereceleriyle ilk Türkiye rekorlarının sahipleri
oldular. Büyükdere Havuzu'nda G.Saray ile başlayan yüzme çalışmaları
F.Bahçe, Ortaköy, Vefa, Beykoz kulüplerinin de eklenmesiyle yaygınlaştı.
Yüzücülerimiz, ilk uluslar arası karşılaşmalarını 1934'te Sovyetler
Birliği'nde yaptı ve bu karşılaşmalarda başarılı dereceler alamadılar. Leyla
Asım Turgut(Fenerbahçe), Naili Moran(Galatasaray), Cavidan Erbelger (İYİK)
Adnan Bey (Beykoz), Mehti Ağaoglu, Suat Erler, Halil Dalhan (Galatasaray),
İlhan Keskin (Karamürsel), Alp Arslan , Safvan Serim, Orhan Saka, Abbas
Sakarya milli formayı giyen ilk yüzücüler oldu. Yurt içinde ilk karşılaşma
ise 1937'de Macaristan'a karşı Moda'da yapıldı. Aynı yıl yüzme yarışları
Denizcilik Federasyonu'na bağlandı.
1942 yılında Ortaköy'de inşa edilen ilk modern yüzme havuzu açıldı. "Lido"
ismiyle açılan bu havuzun ölçüleri 33x15 m olup havuzun bir tarafı daha
sığdı. Türk yüzme sporunda başlayan yeni dönem, 1943 yılında İstanbul Yüzme
İhtisas Kulübü'nün kurulmasıyla sürdü. İYİK çalışmalarına 1943'ten 1961'e
dek Ortaköy'deki Lido Havuzu'nda devam ettikten sonra, kendi tesislerine
taşındı. 1940'larda başlayan hamle 1950'li yıllarda da sürdü. 10 Ağustos
1954'te, 16 saat 50 dakika süren zorlu bir mücadeleyi tamamlayan Murat
Güler, Manş Deniz'ni geçen ilk Türk yüzücü oldu. Bunu izleyen yıllarda pek
çok önemli isimler ortaya çıktı. Bunlar arasında; Engin Ünal, Ayşegül Çilli,
Yılmaz Özüak, Güler Çetiner, Ahmet Bozdoğan, Feridun Aybars, Ayhan Karataş,
Faruk Morkal, Ümit Oğuzoğlu, Selahattin Morkal, Sevgi Duru, Nilgün Börekçi,
Halil Yüksel; uzun mesafe yüzücülerimiz arasında ise Necati Erk, Doğan
Şahin, Nejat Nakkaş, Canan Ateş, Erdal Acet, Ersin Aydın sayılabilir. Bu
yüzücülerden Ayhan Karataş 100 m serbesti ilk defa 1 dakikanın altında
yüzdü. Faruk Morkal ise, bir madalya kazanma başarısını gösterdi.
Yüzme sporu, 1957'de Denizcilik Federasyonu'ndan ayrılarak, Rıza Salih Saray
başkanlığında bağımsız bir federasyona kavuştu. Federasyonun kuruluşundan
sonra ilk önemli uluslar arası başarı, 1962'de Yunanistan'da elde edildi.
Atina'da yapılan karşılaşmalarda yüzücülerimiz , puanlı yarışmalarda
Yunanistan'a karşı 82-65 üstünlük sağladı. Murat Güler'den sonra, 1958'de
Haldun İşmen , 1961'de Doğan Şahin Manş Denizi'ni geçen Türk yüzücüler oldu.
1960'ta Bursa'da yapılan Havuzlu Park Yüzme Tesisleri hizmete girdi. 1966'da
ilk uluslar arası yarış olan İstanbul Yüzme Maratonu düzenlendi.
1970'li yıllarda inşa edilen açık ve kapalı yüzme havuzlarının hizmete
girmesi ve miniklere yöneltilen altyapı çalışmaları Türk yüzme sporu
açısından olumlu sonuçlar vermeye başladı. Ersin Aydın'ın Anamur-Girne
arasında açık denizde yüzmesini Murat Özüak'ın Balkan Şampiyonaları'nda ilk
altın madalyayı kazandırması ve Sabri Özün'ün Balkan Şampiyonluğu izledi.
1978 Dünya Okullar Oyunları'nda Zafer Ataman altın madalyaya ulaştı. Bu
dönemin önemli isimlerinden Sabri Özün 100 ve 200 m'lerde Balkan Gençler
birinciliklerini elde etti. Maraton yüzücülerimizden Erdal Acet 1975 ve
1977'de Manş Denizi'ni geçti ve Anamur-Girne arasını yüzdü. Acet
19772deManş'ı 9 saat 4 dakika ile geçerken, son 102 yıllık döneminde yapılan
en iyi 10 dereceden birini elde etti. 1979'da ise Nesrin Ongun , Manş
Denizi'ni geçen ilk Türk bayan yüzücü ünvanını kazandı.
1980'li yıllarda önemli isimler Sadri Özün ve Murat Özüak oldu. Son dönem
başarılı yüzücüler arasında, 9 yaşında rekor kırmaya başlayan ve sayısız
şampiyonluklar elde eden Derya Büyükuncu'yu ve 1991 Avrupa Gençler Yüzme
Şampiyonası'nda ilk defa toplam 5 madalya elde eden Uğur Taner'i
sayabiliriz. 1992 Barcelona Olimpiyatları'nda finale kalan Can Ergenekon
Olimpiyat 12.si olurken alınan bu sonuç, o güne kadar olimpiyatlarda yüzmede
elde edilen en iyi derecemiz oldu. 1993 yılında ise 12. Akdeniz Oyunları'nda
Derya Büyükuncu 200 m sırtüstünde rekor kırarak altın, 100m sırtüstünde ise
gümüş madalyaya ulaştı. Aynı yıl Derya Büyükuncu İstanbul'da yapılan Avrupa
Gençler Şampiyonası'nda 100 m sırtüstünde ikincilik, Balkan Şampiyonası'nda
50, 100, 200 m serbest 100 ve 200 m sırtüstünde altın madalya kazanırken,
aynı şampiyonada 4x100 m karışık bayrak yarışında erkek takımı birinci
geldi. Bayanlarda 100m kurbağalamada Bengü Pınar ile 4x100 m serbest
bayrakta bayan ve erkek takımlarımız üçüncülük elde ettiler.
Şubat 1994'te Dünya Yüzme Federasyonu (FINA)'nun, mayıs ayında ise Avrupa
Yüzme, Atlama, Sutopu ve Senkronize Birliği'nin yönetim kurulu toplantıları
Türkiye'de yapıldı. Toplantıda Federasyon Başkanı Haluk Toygarlı yönetim
kurulu üyeliğine seçildi. Aynı yıl temmuz ayında Yunanistan'da düzenlenen
Balkan Büyükler Şampiyonası'nda Derya Büyükuncu ve Can Ergenekon Balkan
rekoru kırarak altın madalya, 4x100 m'de erkek takımı bronz madalya kazandı.
Gerisini de siz zaten biliyorsunuz
Kuruluşundan Günümüze Yüzme Federasyonu Başkanları
1957-1961 Rıza Salih SARAY
1961-1964 Sıtkı ERYAR
1964-1984 Fehiman AKDAĞ
1984-1986 Seçkin KIRAĞI
1986-1992 Dr. Haluk TOYGARLI
1992-1993 Taygun ERTEM
1993- Dr. Haluk TOYGARLI (Seçimle)
|