turkyuzme.com
 

28-29 Nisan 2008

Üniversitelerarası Yüzme Şampiyonası

Marmaris

Rapor

 

-          İzmir’lilerin 3, Trabzonluların 24 saatte ulaştığı Marmaris, tüm yüzme severleri yağmurlu bir hava ile karşıladı. İlçe içindeki bez afişlerde “6. Marmaris Üniversite Oyunlarına hoş geldiniz” yazıyordu. 1990 yılından beri aralıksız olarak katıldığımız bu yarışlara, Marmaris’te ilk kez giriyorduk.

 

-          Havuz çalışanları ve il temsilcisi sayın Hilmi Kısa tarafından çok iyi karşılandık. Saat 13:30’da toplantı yapıldı. Havuz üst salonunda düzenlenen toplantı çok kalabalıktı. Üniversiteliler Yüzme Şampiyonasına olan talepler her geçen gün artıyordu ve bu kalabalık ortam, bunun bir göstergesiydi.

 

-          Buradaki tüm oteller, tam pansiyon 35 YTL. İdi ve içki yoktu.

 

-          Bu sayısal artış sonradan anlaşıldı. Çünkü “Yüzme Bursu” veren Özel ve Vakıf Üniversitelerine giden yüzücüler, burslarının devam etmesi için buraya gelirken, bazıları da burs kapmak adına buradaydı. Biz halen Türkiye Şampiyonalarında yüzen Üniversiteli sporcularımızı kastetmiyoruz. Elbette onların hakkı. Bir çoğu bu spora yıllarını verdiler ama, ilk kez yarışa girenler vardı ki, bu sporcular herkesi çılgına çevirdi.

 

-          Bunu nasıl mı becerdiler? 1 kızımız 50 m. kurbağalamayı 01:17,95’de yüzdü. Tribünlerde oturan yüzücüler, uzun bir bekleyişten sonra varışa gelen bu yüzücüleri alkışlayarak protesto ettiler. Bu sahne 4-5 kez yaşandı.

 

-          Yani kısacası, çok iyi yüzücüler vardı. Çok kötü derece elde edenler de vardı. Arada yüzenler ise azınlıktaydı.

 

-          Dikkatimizi çeken ikinci bir nokta, kızlarımızın boyları çok kısa, erkeklerin ki ise uzundu. Nedenini çözemedik.

 

-          Yarışlarda, Muğla bölgesi hakemleri sayısal olarak çoktu. Ama hakimiyet, İzmir bölgesi hakemlerindeydi. Örneğin 2 Baş Hakem de İzmir’liydi.

 

-          Bir organizasyonu güzelleştiren 3 güzel şey, hiç şüphesiz, ses, müzik ve ışıktır. Bu yarışta müzik zaman zaman çaldı ve sustu. Bu durum İTÜ’de yapılan Multinational yarışlarında da oldu. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi’ndeki Milli Takım Seçmelerinde de oldu. Artık şuna kesin inanmaya başladık. Birileri müzik düşmanıydı. Biz biraz düşünüp bulduk. Şimdilik o kişinin adı bizde saklı kalsın diyoruz. Onu ne zaman görsek, müzik çalan DJ’e eliyle işaret ederek ya kapatmasını söylüyor, ya da sesi kısması için işaret ediyordu. Gittiğimiz ülkelerde izleyiciyi coşturmak ve yüzücüleri şevklendirmek için hep yüksek tempolu müzikler çalınıyordu. Biz de nedense, ısınma ve yarış aralarında su sesi dinliyoruz.

 

-          Bir de eskiden İstanbul’daki tüm yarışlarda, “İstanbul”a özgü bir giriş müziği vardı. Hakemler hep o müzik ile yürüyüş yaparak içeriye giriyorlardı. İnsanın içi bir tuhaf oluyor ve duygulanıyorduk. 4 yıl önce İşitme Engelliler Türkiye Şampiyonası için Denizli’ye gitmiştik. Hakemler için çıkış müziği gerekiyordu. Böyle bir hazırlık olmadığı için bir görevlinin “ben de teyp de var kaset de var” demesi ile iş çözümlenmişti. Ama, hakemler yürümeye, teyp de çalmaya başlayınca, herkes koptu. Müzik şuydu. “Biliyorum . Koparacak. Yıllar süren sevgimizi. Biliyorum ayıracak ……”  Bunu neden hatırladık biliyor musunuz? Marmaris yarışlarında hakemler “Dale Don Dale” ile çıktılar.  Daha Fazla Yorum yok.

 

-          Skorbord başta azizlik yaptı. Sonradan düzeldi.

 

-          4 yıl önce GS’nin Kalamış’taki havuzunun balkonundan aşağıya düşen ve beli ciddi şekilde hasar gören Jülide Yıldız tekrar sağlığına kavuştu. Jülide, geçen Kurban Bayramında ev temizliği yaparken 1nci kat penceresinden 5 metre aşağıya düşen Anadolu Üniversiteli Setenay Sipahi ile sohbet etti.

 

-          Bu yarışmalarda ilginçlikler yaşadık. Örneğin Yüzme Şurası sırasında kalp ameliyatı olan Marmara Üniversitesi BESYO’dan Yrd.Doç.Dr. Ahmet Bozdoğan, ameliyat sonra verdiği 20 kg’ı geri almış olarak karşımıza çıktı. 40 yıllık bıyıklarını kesmiş ve yeni imajına çok iyi alışmıştı. Trakya Üniversitesi BESYO’dan Öğr. Grv. Serhat Çetinkaya da top sakalını ve bıyıklarını keserek Marmaris’e gelmişti. Bu ikiliyi yakalayıp fotoğrafladık.

 

-          Aktif yüzmeyi bırakan Sarp Şenol arkadaşlarını kırdı geçirdi. Çöp kutusu ile var mısın yok musun oyununu oynayan Sarp, zaman zaman tribünlerde oturan bizleri de güldürdü. Hayli kilo almış olan Sarp, bize ince bir poz vererek kilolarını sakladı.

 

-          Bazı sporcular kendi kulüplerine ait bone ve tişort giydiler. Bu durum doğal olarak tepki aldı.

 

-          Havuz kenarına kimse sokulmuyordu. Ancak gazeteci olduğunu sandığımız adamın birinin, sonradan salon fotoğrafçısı olduğu ortaya çıktı. Aşağıya inip dert anlatmaya çalışan antrenörlere kapıyı gösterip dışarıya çıkaran Merkez Hakem Komitesi Başkanı ve Müsabaka Başhakemi Niyazi Alper Dirim’e soruyoruz. Neden onu da çıkarmadınız. Adam üst salonda sergi açıp, 1 YTL’ye malolan fotoğrafları 4 YTL’den sattı.

 

-          Su topu mayosu ile yarışa girenler çoktu. Ama en fazla dönüş ve stil hatası yapanlar da onlar oldu. İlk gün 19 diskalifiye 2 terk vardı. İkinci gün ise bu sayılar arttı. Diskalifiyeler 20, terkler ise 12 oldu. Bunun nedeni ise program gereği ikinci gün yarışlarında 200 metreler çoktu. Acemiler ile yıldızlı mayo giyen yüzücüler adeta havlu attı. Yarış sonrası fenalaşanlar çoktu. Bir kız uzun süre yerde yattı. 8 dakika sonra 112 geldi ve onu hastaneye götürdü.

 

-          Bir ara soyunma odalarından geçiyorduk. Kapının kilitli olması üzerine durduk. Yanımızdaki bir genç, babası ile koşuyordu. “Babacım, kurbağa dönüşünü daha 2 gün önce öğrendim. Heyecandan karıştırdım. Yanlış yapmışım.” dedi.

 

-          Sabah seansları 13:30, akşam seansları ise ilk gün 21:30 ikinci gün 20:20’de bitti. Otellerdeki yemeklere yetişemeyen bazı guruplar, ya aç kaldı ya da olanlarla yetindi.

 

-          Hakemler bir süre önce terk edilen “okey”leme işaretini son 5 yarıştır tekrar uygulamaya başladılar. Sporcu dönüşünü iyi yaptıysa okey işareti geldi. Eğer olumsuz bir şey var ise o hakem okey yapmadı ve vakit şefi yanına gelerek hatayı öğrenip başhekeme bildirdi.

 

-          Bir ara start cihazı arızalandı. Sporcular 3 kez platforma davet edildi. 4 üncüde start cihazı çalıştı ve 100 m. sırtüstü yarışı başladı.

 

-          Bazı erkek yüzücüler, direnci önleyen ve “fast-skin” adı verilen boy mayolardan giymişlerdi. Yani sürtünmeyi azaltarak başarı elde etmek istiyorlardı. Ancak işin garip bir yanı vardı. Kafalarında bone yoktu. Bu durumda belki 20 tane çıkış yapıldığını gördük.

 

-          Günün en anlamlı yarışı 50 m. Kurbağalama idi. Bayan sporcular kulvarların önünde beklerken bir anons yapıldı. “Bir süre önce aramızdan ayrılan Merve Terzioğlu’nun en sevdiği ve başarılı olduğu 50 m. Kurbağalama yarışı başlamaktadır. Kendisini hasretle anıyoruz” denildi.

 

-          Bu yarışların en çekişmeli yarışları Ege’li, Marmara’lı yüzücüler arasında görüldü. Ancak en zevkli yarışlar ise Anadolu Üniversite’sinden Tuğçe Duygun ile Trakya Üniversitesinden Jülide Yıldız’ın kurbağalama ve kelebek yarışları idi. Bu sporcuların bayrak takımlarındaki yarışmaları ise görülmeye değerdi.

 

41 üniversiteden 357 yüzücünün katıldığı yarışmaları Ege’li erkekler ile Marmara’lı kızlar aldı.

 

Bir dahaki yarışlarda görüşmek üzere.

 

 

 

 

Geri Dön - Anasayfa

Turkyuzme.com sayfaları en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğü (ya da üstü) ve high-color renk ayarı ile izlenebilir.
Internet Explorer 5+ ve/veya Netscape 4.6+ kullanmanızı tavsiye ederiz.

Turkyuzme.com - 2002-2007. All Rights Reserved.

TÜM HAKLARI SAKLIDIR. İZİNSİZ KESİNLİKLE KULLANILAMAZ.  Bilgi: turswim@hotmail.com