|
|
turkyuzme.com |
|
|||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
MULTINATION YARIŞLARI 27-31 MART 2008 İSTANBUL
Yarışmalar sonunda
Hakem Ömer Hocadan Fotoğraflar
2. GÜN
1. GÜN
Multination Swimming Meet Start List
MULTINATIONAL YILDIZLAR ŞAMPİYONASI, GÖRKEMLİ BİR TEKNE GEZESİ İLE BİTTİ.
Multinational (Çokuluslu) Yıldızlar yüzme şampiyonası İstanbul’da, Gençler Şampiyonası ise Güney Kıbrıs’ta sona erdi. Türkiye’den çok sayıda sporcu ile katıldığımız Yıldızlar Müsabakası İTÜ’nün 2007 yılının son aylarında faaliyet geçen aynı mekan içindeki biri 50 diğeri 25 metrelik ısınma havuzu bulunan tesisinde yapıldı. Omega marka dokunmatikler ile 3x4 ebadındaki renkli dev ekranın bulunduğu havuzdaki ilk seans, ülke bayrakları ve sporcuların renkli forma ve eşofmanlarının bulunduğu güzel bir atmosferde başladı. 9 ülkeye ait sporcuların yanı sıra, siyah eşofmanları ile en fazla sporcuya sahip Türk Milli Takımı, ilk seanstan itibaren yüzen her sporcu için ayağa kalkıp bayrak salladı. İzleyiciler de sporcuları destekleyerek yüzücülerimizi alkış yağmuruna tuttular.
Güney Kıbrıs takımını ilk kez misafir ettiğimiz organizasyon ile ilgili yorumlarımız şöyle: Ø Bayrağında Kıbrıs haritasının tamamı ve altında zeytin dalı olan Güney Kıbrıs’lı yüzücüler, tribünlerde Yunanistan ile birlikte oturdular. Yanlarında ise 2’si İsrail’li 3’ü Türk Polisi olmak üzere 5 koruma vardı. Bunlardan genç olanı, zaman zaman havuza kadar inerek onların uzaktan koruması yaptı. (Fotoğraflarda gördüğünüz arkası dönük kişi o kişiden bir tanesidir.)
Ø Engelli Yüzücüler de siyah eşofmanlar ile yarışmadaki yerlerini aldılar. Bu yüzücüler içinde en büyük ilgiyi hiç şüphesiz iki kolu olmadığı halde çok büyük bir performans sergileyen 12 yaşındaki Beytullah aldı. Diğer yüzücüler de azmin gücünü gösterdiler ve yarış öncesi programda kendi aralarında yarıştılar. Alınan alkışı anlatacak sözcüğü bulamadık. Gözlerimiz doldu ve istenilince neler yapılacağını gördük.
Ø Beşiktaşlı olan Beytullah, takım arkadaşı Numan ile bir iddiaya girmişti. Maçı Fenerbahçe alırsa, Beytullah 1 hafta boyunca Fenerbahçeli olacaktı. Nitekim Beşiktaş yenildi ve Beytullah otelin lobisinde yıkılmış durumda sessiz sessiz oturdu. Bu sırada As Başkan Tuğrul Dellaloğlu yanına geldi. Türk geleneğimiz olarak Beytullah Tuğrul amcasının elini öptü ve suskunluğunun nedenini anlattı. Bunun üzerine Tuğrul amcası Beşiktaşlı olan Beytullah’ı bu kararından döndürdü. Ve üzülmemesini öğütledi. Gece boyunca da uzun uzun kucağında tutarak onunla oynadı.
Ø Türk yüzücüler 4.Levent’teki Bilek Hotel’de konaklarken, Brezilya ekibi Anadolu Yakasındaki Kamp Eğitim Merkezinde kaldı. Bu ekibin komşusu ise hakemlerimizdi. Hakemlerden söz açmışken, organizasyonda 3 tane yabancı hakem vardı. Hakemlerden bir tanesinin ayağında beyaz terlik vardı. İkinci gün o da beyaz spor ayakkabı giyerek yarış yönetti.
Ø Yunanistan, İsviçre ve birkaç ekip Anadolu Yakasındaki otellerde konakladılar.
Ø Sabah seansının en güzel yarışı hiç şüphesiz Timur Dellaloğlu’nun 400 m. Karışık yarışıydı. Timur, Kurbağalamada klasını gösterdi ve bütün tribünleri ayağa kaldırarak 3'ncülük elde etti. Bu başarıyı Türkiye Rekoru ile süsleyince tribünler adeta yıkıldı.
Ø Açılış, öğleden sonra yapıldı. Tüm ülke sporcuları ellerinde pankartları ve ülke bayrakları ile tribün karşısında yer aldı. Havuzun tüm görkemine rağmen ses tesisatı yetersizdi. Bu nedenle açılış konuşmasını yapan Federasyon Başkanı Aydın Karakuzu’nun sözleri anlaşılmadı. Ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörüne, bu imkanları Türk Yüzmesine seferber ettiği için teşekkür edilerek bir plaket verildi.
Ø Bu konuşmaların ardından son günlerde isimlerinden gurur ve onurla bahsettiğimiz senkronize yüzme ekibi geldi ve nefis bir gösteri yaptı. Öğle saatlerinden itibaren çalışma ve ısınma yapan ekipteki 15-16 yaşındaki genç ekibimiz ayakta alkışlandı. Geçen hafta Eindhoven’daki Avrupa Şampiyonası sırasında finale kalan ve Avrupa’nın en genç ekibi ilan edilen senkronizecilerimiz şık mayoları ve güzel makyajları ile çok büyük sükse yaptılar.
Ø Konuşmalar, ödül töreni ve gösterilerin ardından ekipler tribünlerdeki yerlerini aldılar ve yarışmaların ikinci seansı başladı. 400 m. Serbest yarışında Merve Eroğlu, açılışa renk katan bir başarıya imza atarak birincilik elde etti. Tüm tribünler bir anda Türk Bayrakları ile hareketlendi ve görülmeye değer bir coşku yaşandı.
Ø Ediz Yıldırımer ise 400 m. Serbest erkekler yarışının favorisiydi. O da Türkiye’ye ilk ikincilik madalyasını hediye etti.
Ø Günün en ilginç yarışması ise 4x200 bayrak yarışıydı. Brezilya’lı erkekler, verilen listedeki sıralamadan farklı yüzdükleri için diskalifiye oldular. 3 Koç masaya koşup itiraz etti. Ancak Başhakem Niyazi Dirim’in gösterdiği liste karşısında ikna olup gittiler ve Brezilya ikincilikten oldu. Tam bu sırada Yunanistan’ın koçu hakemlere gelerek “teşekkür” dedi. Çünkü Yunanistan 3'üncülüğe yükselmişti. Kafamız karıştı.
Ø Öğle ve akşam yemekleri ENKA tesislerinde yenildi. 7 çeşit menüden oluşan yemekler ve masaların ortasındaki bölümden yapılan servis yabancı konuklarımıza ilginç geldi. Herkes doyuncaya kadar yedi.
Ø Tribünlerin izleyiciler bölümündeki bazı kişilerin ellerinde konuk ekiplerin bayrakları vardı. Kameralar, fotoğraf makineleri ile çekim yapıyorlardı. Biraz araştırdık. Nasıl bizim çocukların anne babaları her yarışa gidip çocuklarını destekliyorlarsa, manzaranın diğer ülkelerde de aynı olduğunu saptadık.. Çocuklarının yüzüp yüzmediklerini heyecanlarından anladık ve hoş geldiniz dedik.
Ø Biz yarışı izlerken tam arkamızda oturan 2 anneanne bir anne ve bir abla vardı. Hangi Türk yüzücüsü yüzerse yüzsün “haydi” diye bağırıyor ve sporcuları destekliyorlardı. Bir ara dayanamayıp sorduk. Ankara’lı olduklarını ve 2 çocuklarının yüzdüğünü ancak hepsini desteklemek için geldiklerini söylediler. Duygulandık .
Ø 1500 m. Serbest yarışının fatihi hiç şüphesiz Ediz Yıldırımer’di. Ediz Brezilya’lı rakibi ile çok güzel bir mücadeleye girdi. Dokunmatiklere değen Ediz oldu ve birinciliğin yanı sıra Türkiye Rekorunu da kırdı. Helal sana Ediz.
Ø Öğleden sonra seansının en şanssız yüzücüsü hiç şüphesiz Öykü Özçelik idi. Çünkü start verilirken cihaz takıldı ve çıkış sesi 4-5 kez çaldı. 3 yüzücü hatalı çıkış sanarak duruyor gibi oldu. Sonra devam etti. Bu kez fodepar ipi indirildi. Ancak öndeki yüzücüler ipi geçtikleri için ip boşa düştü. Yarışmada Öykü, Yunanlı rakibine fark atmış, Portekizliyi elinden kaçırmıştı. İkincilik güzel bir başarı idi. Fakat yapılan bir anons yüzücüleri gözyaşına boğdu. Bu seri yarış sonunda tekrar edilecekti. Öykü hemen apar topar masaj masasına yatırıldı. Dile kolay, 200 kelebek yarışı bu ve tekrar edilecekti. Sonuçta yeni masör tarafından yapılan güzel bir masajın ardından yarış yinelendi. Öykü yine zorladı ama, Portekiz’li yüzücü sert ve çetin ceviz idi. İkincilik de güzel bir derece oldu. Bravo Öykü.
Ø Yarışların sonunda hep birlikte bir boğaz turu yapıldı. Kısa bir yemeğin ardından DJ’in çaldığı parçalar herkesin bir anda ayağa fırlamasına ve konvoy halinde oynamasına yol açtı. 2 saat boyunca oynayan sporcular, tanışmanın ötesinde dost oldular. Ayrılırken adresler alındı telefonlar verildi, tişortler karşılıklı olarak değiştirildi. Kısacası nefis bir gece geçirildi. Tekneye misafirler ile birlikte 306 kişi bindi ve oturanların sayısı 10 ya da yorulup dinlenenler ile 20 kadardı.
Ø Gecenin en önemli olayı hiç şüphesiz, ilk 3 dereceye giren ya da Türkiye rekoru kıran sporcu ile hocasına verilecek ödüllerdi. Gecenin ortasında herkes güç bela yerlerine oturtuldu ve güzel bir tören yapıldı. Yukarıda isimlerini saydığımız sporculara zarf içinde daha önceden açıklanan miktarlarda dolar bazında paralar verildi. Sıra Ediz Yıldırımer’in ödülüne geldi. Sunucu Ender Kalpak miktarı açıkladı. Önce bir sessizlik oldu. Bu sırada yabancı konuklarımız kendi aralarında aynı rakamı tekrarlayıp adeta elleri ile ağızlarını kapattılar. Ediz 5 bin dolar ödüle layık bulunmuştu ve bu miktar hakikaten şaşırtıcı, çok güzel bir rakamdı. Allah herkese böyle başarılar ve böyle ödüller nasip etsin dedik.
Ø Gelelim biraz da eleştiriye. Bizi en çok yıkan konu madalya törenleri idi. Bu arkadaşlar isterlerse bizi mahkeme versinler. İstedikleri yasal yola başvursunlar. Ama yazacağız. Türkiye’yi hiç kimse arap kadri kılıklı donu ile kürsüde madalya vererek temsil e d e m e z. Geçmiş dönemde eski Genel Sekreterimiz Fikret Bulutçu, takım elbiseli olup kravatı olmayanlara bile madalya verdirmez ve bu duruma çok dikkat ederdi. Bu yaşanılan durumu, gözden kaçmış ya da atlanmış olarak varsayıp şimdilik unutmaya çalışıyoruz. Ama bir dahaki sefere kim yaptı ise fotoğrafları ile yayınlamaktan çekinmeyeceğimize ve suç duyurusu yapmamaktan kaçınmayacağımıza söz veriyoruz.
Ø Sporcularımızın bazıları dönüşler sırasında dokunmatiklere bakarak döndüler. Bazıları ise dönüşlerde adeta durdular. Bu da zaman kayıplarına yol açtı.
Ø Sporcularımızın bir kısmı bozuk teknik ile yüzdüler. Örneğin serbest yüzen birkaç yüzücü kollarını bükmeden ve sanki sopa bağlamış gibi yarıştılar.
Ø Atlayışlar sırasında yüzücülerimizin daha atik oldukları ve “reaksiyon time” adı verilen düdük sesi ile harekete geçme sürelerinin iyi olduğu gözlendi.
Ø Ülkemiz adına çok güzel bir organizasyon olan bu yarışmaya gölge düşürmek gibi bir niyetimiz yok. Güzel şeyler tüm olumsuzlukları kapattı. Bu yüzden bu yarışın Türkiye’de yapılması konusundaki mimarı Federasyon Başkanı Aydın Karakuzu’yu kutlarken, her sorunun çözümcüsü olan As Başkan Tuğrul Dellaloğlu’nu yürekten kutluyoruz. Adeta bir As Başkan değil, baba gibi davranıp güzel bir ekip çalışması sergiledi. Timur ve 52 kardeşi Tuğrul ağabeyimize gerçekten baba gözüyle baktı. Tekrar Teşekkürler.
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|