3.GÜN RAPORU
-
Bugün diğer günlere göre daha sıcak bir
gün. Isınmalar iyi başladı. Sabahleyin 8’de yine çekim vardı. Bu
kez bir haber ajansı Avrupa Gençlik Olimpik Festivaline giden
sporcularımız ile çekim yaptı.
-
Otellerde kalan konuk takım sporcuları
güne iyi başlamadı. Geceyi açık klima ile geçiren pek çok sporcu
mide bulantısı ve boğaz yanması ile uyandı. Sonuç olarak
eczanelere koşan veli ve kulüp idarecileri ilginç bir durumla
karşılaştılar. İzmir’de cumartesi günü eczaneler kapalı olduğu
için havuz yakınındaki bir hastanenin eczanesine koşuldu. Alınan
pastiller herkese kardeşçe dağıtıldı.
-
Belediye otoparkçıları ile konuk
takımların şoförleri arasında zaman zaman tartışmalar çıktı.
Çünkü küçük arabalardan 3 milyon alan belediye otoparkçıları,
büyük arabalardan daha fazla para isteyince sıcak hava daha da
gerildi. Sonuçta, herkes istenilen parayı ödedi ve makbuzları
kesildi.
-
Galatasaray takımı hergün değişik bir şort
ve tişört ile geldi. Bugünkü şortlar açık renk, tişörtler
arkasında 1905 yazan vişne çürüğü rengindeydi.
-
Antrenörlerin yüzde 90’nında ve
idarecilerin hemen hemen tümünde kara gözlükler vardı. Bir ara
herkes ajanlar gibiydi. Kimse birbiri ile göz teması olmadan
sohbet etti.
-
Raporumuzu okuyan Kerem Tanılkan madalya
verilmesi konusuna el attı. Böylece seansın ilk 15 dakikasından
itibaren son 30 dakikasına kadar antrenör ve idareciler, madalya
vermek üzere şeref podyumuna çağırıldı. Son 30 dakikadan sonra,
birileri eski huyundan vazgeçmedi ve yine hakemler madalya
takmak üzere çağırıldı.
-
Doping kontrolü için 9 sporcunun adı
belirlendi ve örnek alınmak üzere çağırılacağı öğrenildi.
-
Fenerbahçe’nin Ukraynalı antrenörü Anna,
madalya vermek üzere davet edildi. Bizdeki öpme alışkanlığı
yabancılarda olmadığı için Anna erkek sporculara madalya takıp
tokalaştı. Fakat ne olduysa oldu, bir yüzücü alışkanlıktan olsa
gerek, Anna’yı çekti ve yanaklarını Anna’nın yanaklarına
değdirdi. Bu samimi ve içten hava Anna’nın hoşuna gitti ve 9
kişiden 7 kişiyi öperek kutladı ve madalyalarını boyunlarına
taktı.
-
Süha Tokman modası İstanbul’daki 11-12 ve
13-14 yaş yarışından sonra burada da esti. Renkli şort ve tişort
ile parmak arası terlik değil. Bu moda Amerikan tarzı şapkaydı.
Pekçok kişinin başında bu şapkalardan vardı.
-
Kurbağalama yarışlarımızı maalesef Ukrayna
doğumlu Türk arkadaşlarımıza kaptırdık.
-
100 m. sırtüstü yarışına giren Derya
Erke’nin morali bozuktu. Yarışa girdi ve belki 10 yıl önce
yüzdüğü bir derece yaptı 01:11,32. 3 ncü olan Derya, şeref
kürsüsüne başka bir sporcu gönderdi.
-
Bilindiği gibi bu yarışmalar sonunda
Balkan Şampiyonası yerine katılmayı düşündüğümüz Doğu Avrupa
Ülkeleri yarışı için takım belirlenecek. Bu müsabakaya 1990 ve
1991 doğumlu erkekler ile 1992 ve 1993 doğumlu bayanlar
katılacak. Yani Yüzme Federasyonu 50. Yıl kupa müsabakası aynı
zamanda bu yarışın seçmesi olarak yüzülecek.
-
Balkan Şampiyonası geçen yıl Güney Kıbrıs
Rum Kesiminin Larnaka şehrinde yapılmış ve biz Türkiye olarak
katılmamıştık. 2007 yılına dönük Balkan Şampiyonası birkaç hafta
sonra Yunanistan’ın Atina şehrinde yapılacak.
-
Yarın görüşmek üzere.
Yarışma
Menüsüne Geri Dön