1.GÜN RAPORU
-
Saatler 15:15 i gösterirken bir duyuru yapıldı. “1 ve 8
nci kulvarlar son yarım saat için depara ayrılmıştır,
duyurulur.” Bu duyurudan 10 dakika sonra uyarı yerine getirildi.
Enka’dan Süha Tokman’ın kulakları çınladı. Çünkü dünkü teknik
toplantısı sırasında, “Bu kurala uyalım. İlle de birisinin beli
mi kırılsın?” demişti. 10 dakikalık bir gecikme ile kurala
uyuldu. Bravo bize dedik.
-
Yarışmalara 55 kulüpten 535 kişi başvuru yaptı. Start
listeleri imza karşılığında verildi. Saatler 15:45’i gösterirken
“açılış töreni” başladı. 1 dakikalık saygı duruşundan sonra
İstiklal Marşımız okundu. Daha sonra Genel Menajer Kerem
Tanılkan konuşma yapmak üzere davet edildi. İşte bu sırada
telsiz mikrofonun azizliği tuttu ve çalışmadı. Ardından başka
mikrofon getirildi. O da çalışmadı. Az önceki mikrofon iki tokat
yiyince çalıştı ve Tanılkan kısa bir konuşma yaptı.
-
Dün akşam Fenerbahçe’nin çiçeği burnunda antrenörü Levent
Camuşcuoğlu kendi elleri ile dev bayrak yaymıştı. Bu gün ayrılan
bu yere Fenerbahçeliler, hemen yanına da Galatasaraylılar
oturdu. Bir ara gömlek ve kravatlı birilerinin arkaları dönük
olarak durdukları görüldü. Önlerini döndükleri zaman
boyunlarında sarı renkli kimlikler ve üzerinde VIP güvenlik
görevlisi gibi bir yazı okundu. Bu güvenlik görevlilerinin
Fenerbahçe'nin” özel güvenliği” olduğu söylendi. Biz duyduğumuzu
size aktaralım istedik.
-
Bazı antrenör ile idarecilerin kendi aralarında
fısıldaştıkları ve “aaa” dedikleri ve “bilseydik çiçek
gönderirdik” dediklerini duyduk. Kulaktan kulağa “tanıdık
birisinin evlendiği” söyleniyordu. Kim olduğunu şu an biz de
bilmiyoruz.
-
Yarışlar saat 16:05’te başladı. Çektiğimiz fotoğrafları
tribünlere kadar ulaşan kablosuz ağ yayını ile sizlere
ulaştırdık. Seriler büyük yaştan küçük yaşa ve iyiden kötüye
doğru yapıldı. Hani bizim eleştirdiğimiz ve “zevksizlik
yaratıyor” diye yakındığımız cinsten bir yarış izlemeye
başladık.
-
Bayrak yarışları için “liste verme” süresi sonu ermişti.
Sekreterya, geçen yılın yaz şampiyonası sonuçlarına göre
serileme yapıldı.
-
Bildik yüzücülerin çoğu vardı. Gözlerimiz İlkay Dikmen’i
aradı. Bir tek o yoktu. Derya Erke’yi gördük. Ancak bayrak
yarışlarında yüzmedi. Orel Oral, Ceyhun Güler, Kaan Tayla,
Gülşah Günenç, İris ve Jasmin Rosenberger’ler. Fb’nin Ukrayna
doğumlu 4’lüsü bile vardı. Bu 4’lü 4x200 serbest bayrak
yarışını birlikte yüzdüler. Görülmeye değerdi. GS’li
yüzücülerin “Türkiye” sesleri iki tribün arasında yankılandı.
-
Birkaç kez gündeme getirmemize rağmen yine madalya vermek
için hakemler davet edildi. 15-17 kez madalya verildi. Bu
madalyaların 2 sini Kerem Tanılkan, 1 tanesini Yönetim Kurulu
üyesi, 3’ünü Genel Sekreter İsmail Sağay, geri kalanını ise yine
MHK üyeleri verdi. Yani emek veren antrenörler değil,
denetleyici hakemler verdi. Biz hala sözümüzün arkasındayız.
Sponsora verdirilmeyen madalyaları niye hep hakemler veriyor.
Organizasyondakiler, kulüp idareci ve antrenörleri ile kavgalı
mı acaba ?
-
Son yılların en ilginç anonsu bu yarışmada yapıldı. 13-14
yaş bayanlar 100 kurbağalama yarışının 2 nci serisi yüzüldükten
sonra “falanca kulvardaki sporcu dönüşünü kurbağalama bitirip
sırtüstü yüzmeye başladığı için diskalifiye edilmiştir.”
denildi. İnanın bu dönüşü izlemeyi kaçırdığımız için çok
üzüldük. Bu nasıl olmuş diye saatlerce konuştuk.
-
400 metre karışık bayanlar yarışı yüzülürken ilginç bir
şey daha oldu. Kapalı tribünün önünde duran bir hakem, karşıdaki
irtibat hakemine doğru eli ile işaret ederek bir takım
hareketler yaptı. Bu sırada sporcular 100 metrelik
kurbağalamanın 50 metresini yüzmüş dönüyorlardı. Bir ara bu el
kol işaretlerinden etkilenenler ve hafifçe duraklayanlar oldu.
Kimse olayı fark etmedi ancak az kalsın yarışma duruyordu.
Yarışma
Menüsüne Geri Dön