I. KARADENİZ OYUNLARI

02-08 Temmuz 2007

-TRABZON-

TURKYUZME.COM  tüm sporculara başarılar diler.

4. Gün Raporu: 

            Günümüz yine 6,30’da başladı.  Kahvaltı ve ardından araçlara doğru olan koşuşturma; “herkes tamam mı?”, “gelmeyen var mı”,”oda arkadaşlarınız burada mı”, sesleri arasında havuza ulaşma ile sürdü. Yurtlar ile havuz arası 10dakikalık bir yol. İndi bindi derken 15 dakikayı buluyor.  Ardından derin bir nefes ve saat 8 gibi ısınmalar başlıyor. Ancak kimse “ısınamadık”,” az ısındık” gibi bir yakınmada bulunmuyor. Hatta, her an pimi çekilmiş bomba gibi duran Yunanlılar bile “ısınma” konusunu dert etmiyorlar. Herkes mevcut şartlara uyum sağlamış durumda. Ancak yemeklerin kalitesi sistemli olarak düşüyor.

            Havuzun içindeki 10 adet ayaklı klimalar gün boyu çalıştı. Karşıdaki büyük pencerelere mavi perde takılmıştı. Ancak bu perdelerin içerideki ışık dengesini bozduğu anlaşıldı ve perdelerin altına  ikinci bir siyah perde takıldı. Şimdi karşıdan ışık gelmiyor ve izleyiciler sadece yarışa odaklanıyorlar.

            Bu arada havuzumuzun adı Mehmet Akif Ersoy Yüzme Havuzu. Yani Trabzon havuzu değil. Önemle düzeltiriz.

            Finaller her zamanki gibi, saat 15’te ısınmalarla başladı. Hakemler mavi tişörtlerini giydiler. Bu arada havuzun idare kısmındaki iç bahçesinde bulunan yabani kara incir ağacı, hakem ve çalışanların ağzını tatlandırdı. Toplanan bir kova incirden herkes nasibini aldı. Biz de 3 tane inciri Yıllardır pek çok yarışta karşılaştığımız ve tebessümleştiğimiz Yunanlı antrenöre ve Azerbeycan’lı antrenöre uzattık. Yunanlı antrenör incirin adını sordu.”incir” diyerek hecelettik.  Sonra Yunancasının “buknes” olduğunu söyledi. İncir sayesinde hoş-sohbet dakikalar yaşadık. Onların “baklava”,” tavuk gogsu”, “zerde”, “piyaz” gibi yiyeceklerinin bize ait olduğunu ve isimlerinin de aynen söylediğimiz gibi olduğunu belirttik. Şaşırdı.

            Dün “Rus marşını ezberledik” demiştik. Bugün çeşit olsun diye “Ukrayna” milli marşını ilave ettik. Adamlar malı götürdü. Biz ilk gün 2 altın ve 2 bronz ile yetindik. Daha sonra, 1 gümüş ve 4 bronz alarak toplamda 5 madalya ile genel sıralamada 5 nciliğe yerleştik. Bizim ardımızdan Romanya ve Bulgaristan’ın gelmesi bize ilginç geldi.

            Yine 2 Türkiye Rekoru kırıldı. Bunlardan bir tanesini Yeşim Giresunlu kırdı. 800 metre serbestte Yeşim ile Merve Eroğlu harikalar yarattı. Ukraynalı Anna Yevchak ‘ın ardından Yeşim 2 nci, Merve 3 ncü oldu. Bu 2 güzel sonucun ardından 4x200 bayrak yarışında 2004 yılından bu yana kırılamayan rekor 08:02,67 olarak yenilendi. Erkeklere de aferin diyoruz.

            Bir aksiliktir gidiyor. Dün şıkır şıkır çalışan anons mikrofonu aniden sustu. Pil kontrolü, sallamalar, Türk usulü vurmalar derken, bugün için bize küstüğü anlaşıldı. Hemen TRT teknisyenleri devreye girdi ve yayında kullanılan ana mikrofonlardan bir tanesini anonsa bağlandı. Böylece spiker hakemlerimizden Nur Dirim hanım TRT spikeri gibi anons yaptı. Biz de günün anısı olarak fotoğrafladık.

            Bugüne damgasını vuran olay Bedensel Engellilerin yarışı idi. Çünkü, basın 3 gündür, bu sporcularımızın mücadelesini ön plana çıkarmış, hatta bizim kolları olmayan Beytullah’ı şöhret etmişti.  7-8 gazetede çıkan haberlerin yanı sıra, birinci gün Anadolu Ajansının yaptığı görüntülü haberler, bazı televizyonların haber kuşaklarından dönüp durdu. Sonuç olarak Beytullah’ın yüzündeki gülücükler şiddetini artırdı. “Beni herkes çok seviyor” diye gezip durdu. 50 m. serbest yarışı bitince TRT muhabiri Levent Özçelik ile önceden anlaştığımız gibi Beytullah’ı alıp kumanda masasına götürdük. Kendisini çok güzel ifade etti. “Okuduğu okulda nasıl sınıf başkanı seçildiğini” pek anlatmak istemedi. Bize ilk gün anlatmıştı. Oylama sırasında arkadaşları Beytullah’ın adını tahtaya yazmışlar. Oylama yapılmış. Bütün sınıf 2 elini birden havaya kaldırarak oy kullanmış. Öğretmenleri niye 2 elinizi kaldırıyorsunuz deyince, “bir tanesi bizim öbürü Beytullah’ın oyu” demişler ve ezici bir üstünlükle Beytullah başkan olmuş.

            Seans devam ederken dışarıda verilen küçük mola sırasında Bedensel Engelliler Federasyonu Başkanı Demirhan Şerefhan, Beytullah’a azminden ötürü bir kupa hediye etti. Bu sırada yanımızda bulunan Yüzme Federasyonu 2. Başkanı ve Başkan vekili Soner Sayımlar, Beytullah’ı yanaklarından öperek, “Unutmayacağım. Ben de sana bir hediye göndereceğim. Aferim sana.” dedi.

            Bu arada yarışmalar ile ilgili sonuçları detaylı görmek isteyenler için şu adrese girerek tur atmalarını öneririz.  http://www.karadenizoyunlari.org.tr/infosystem/index.htm

            Bugün nedense herkes yorgun görünüyordu. Akşam yurtköyde rock müzik vardı. Gözler kapandığı için pek çok kişi gidip uyudu.

            Yarın görüşmek üzere.

 

            Yarışma Menüsüne Geri Dön

 


 

 


 

Yarışma Menüsüne Geri Dön

 

 

 

 

 
 
Turkyuzme.com, 2007