Günümüz yine
6,30’da başladı. Kahvaltı ve ardından araçlara doğru olan
koşuşturma; “herkes tamam mı?”, “gelmeyen var mı”,”oda
arkadaşlarınız burada mı”, sesleri arasında havuza ulaşma ile
sürdü. Yurtlar ile havuz arası 10dakikalık bir yol. İndi bindi
derken 15 dakikayı buluyor. Ardından derin bir nefes ve saat 8
gibi ısınmalar başlıyor. Ancak kimse “ısınamadık”,” az ısındık”
gibi bir yakınmada bulunmuyor. Hatta, her an pimi çekilmiş bomba
gibi duran Yunanlılar bile “ısınma” konusunu dert etmiyorlar.
Herkes mevcut şartlara uyum sağlamış durumda. Ancak yemeklerin
kalitesi sistemli olarak düşüyor.
Havuzun
içindeki 10 adet ayaklı klimalar gün boyu çalıştı. Karşıdaki
büyük pencerelere mavi perde takılmıştı. Ancak bu perdelerin
içerideki ışık dengesini bozduğu anlaşıldı ve perdelerin altına
ikinci bir siyah perde takıldı. Şimdi karşıdan ışık gelmiyor ve
izleyiciler sadece yarışa odaklanıyorlar.
Bu arada
havuzumuzun adı Mehmet Akif Ersoy Yüzme Havuzu. Yani Trabzon
havuzu değil. Önemle düzeltiriz.
Finaller her
zamanki gibi, saat 15’te ısınmalarla başladı. Hakemler mavi
tişörtlerini giydiler. Bu arada havuzun idare kısmındaki iç
bahçesinde bulunan yabani kara incir ağacı, hakem ve
çalışanların ağzını tatlandırdı. Toplanan bir kova incirden
herkes nasibini aldı. Biz de 3 tane inciri Yıllardır pek çok
yarışta karşılaştığımız ve tebessümleştiğimiz Yunanlı antrenöre
ve Azerbeycan’lı antrenöre uzattık. Yunanlı antrenör incirin
adını sordu.”incir” diyerek hecelettik. Sonra Yunancasının
“buknes” olduğunu söyledi. İncir sayesinde hoş-sohbet dakikalar
yaşadık. Onların “baklava”,” tavuk gogsu”, “zerde”, “piyaz” gibi
yiyeceklerinin bize ait olduğunu ve isimlerinin de aynen
söylediğimiz gibi olduğunu belirttik. Şaşırdı.
Dün “Rus
marşını ezberledik” demiştik. Bugün çeşit olsun diye “Ukrayna”
milli marşını ilave ettik. Adamlar malı götürdü. Biz ilk gün 2
altın ve 2 bronz ile yetindik. Daha sonra, 1 gümüş ve 4 bronz
alarak toplamda 5 madalya ile genel sıralamada 5 nciliğe
yerleştik. Bizim ardımızdan Romanya ve Bulgaristan’ın gelmesi
bize ilginç geldi.
Yine 2 Türkiye
Rekoru kırıldı. Bunlardan bir tanesini Yeşim Giresunlu kırdı.
800 metre serbestte Yeşim ile Merve Eroğlu harikalar yarattı.
Ukraynalı Anna Yevchak ‘ın ardından
Yeşim 2 nci, Merve 3 ncü oldu. Bu 2 güzel sonucun ardından
4x200 bayrak yarışında 2004 yılından bu yana kırılamayan
rekor 08:02,67 olarak yenilendi. Erkeklere de aferin diyoruz.
Bir aksiliktir
gidiyor. Dün şıkır şıkır çalışan anons mikrofonu aniden sustu.
Pil kontrolü, sallamalar, Türk usulü vurmalar derken, bugün için
bize küstüğü anlaşıldı. Hemen TRT teknisyenleri devreye girdi ve
yayında kullanılan ana mikrofonlardan bir tanesini anonsa
bağlandı. Böylece spiker hakemlerimizden Nur Dirim hanım TRT
spikeri gibi anons yaptı. Biz de günün anısı olarak
fotoğrafladık.
Bugüne
damgasını vuran olay Bedensel Engellilerin yarışı idi. Çünkü,
basın 3 gündür, bu sporcularımızın mücadelesini ön plana
çıkarmış, hatta bizim kolları olmayan Beytullah’ı şöhret
etmişti. 7-8 gazetede çıkan haberlerin yanı sıra, birinci gün
Anadolu Ajansının yaptığı görüntülü haberler, bazı
televizyonların haber kuşaklarından dönüp durdu. Sonuç olarak
Beytullah’ın yüzündeki gülücükler şiddetini artırdı. “Beni
herkes çok seviyor” diye gezip durdu. 50 m. serbest yarışı
bitince TRT muhabiri Levent Özçelik ile önceden anlaştığımız
gibi Beytullah’ı alıp kumanda masasına götürdük. Kendisini çok
güzel ifade etti. “Okuduğu okulda nasıl sınıf başkanı
seçildiğini” pek anlatmak istemedi. Bize ilk gün anlatmıştı.
Oylama sırasında arkadaşları Beytullah’ın adını tahtaya
yazmışlar. Oylama yapılmış. Bütün sınıf 2 elini birden havaya
kaldırarak oy kullanmış. Öğretmenleri niye 2 elinizi
kaldırıyorsunuz deyince, “bir tanesi bizim öbürü Beytullah’ın
oyu” demişler ve ezici bir üstünlükle Beytullah başkan olmuş.
Seans devam
ederken dışarıda verilen küçük mola sırasında Bedensel
Engelliler Federasyonu Başkanı Demirhan Şerefhan, Beytullah’a
azminden ötürü bir kupa hediye etti. Bu sırada yanımızda bulunan
Yüzme Federasyonu 2. Başkanı ve Başkan vekili Soner Sayımlar,
Beytullah’ı yanaklarından öperek, “Unutmayacağım. Ben de sana
bir hediye göndereceğim. Aferim sana.” dedi.
Bu arada
yarışmalar ile ilgili sonuçları detaylı görmek isteyenler için
şu adrese girerek tur atmalarını öneririz. http://www.karadenizoyunlari.org.tr/infosystem/index.htm
Bugün nedense
herkes yorgun görünüyordu. Akşam yurtköyde rock müzik vardı.
Gözler kapandığı için pek çok kişi gidip uyudu.
Yarın görüşmek
üzere.