|
2.GÜN RAPORU
Havuzun kulvar mantarları takıldı. Bizden sonra
Yunanistan antrenman yaptı. Bu antrenman sırasında Bedensel Engelli
yüzücüler de çalıştı. Bir ara komşu yüzücülerin değişik driller
yaptığı gözlendi. Örneğin kelebek drili yaparken sporcu başı
dışarıda “Tarzan stili” şeklinde serbest kol atarken, ayaklarını
kelebek olarak vuruyordu. Bu arada gözler ve baş daima öne
bakıyordu. Bize ilginç geldi. Bir başka dril de, sporcu kurbağalama
kollarını sanki tahtaya dayamış gibi önde tutarken güçlü bir ayak
vuruyordu. Hızlanan vücut bir süre sonra hızını kaybediyor ve
ayaklar dibe inmeye başlayınca sporcu kol çekiyor ve bu böyle 50
metre boyunca 400 metre kadar yapılıyordu. Bu da ilginç geldi.
Bu
organizasyona damgasını vuran bir olay oldu. Biz bunu “siyasi” hava
yaratmasın diye yazmamıştık. Ancak öyle sansasyon yaratmış ki
“yazalım” dedik. Önceki gece yapılan açılış töreni sırasında
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın stadyuma geldiği anons edildi. Açık
tribündeki seyirciler “yuh” çekerken, kapalı tribündekilerin
“alkışladığı” görüldü. Yaratılan atmosfer hiç kimseye yakışmadı.
Ancak herkes gibi 1 ytl vererek içeriye giren açıktaki seyircilerin
genelde fındık üreticisi olduğu ve 2 yıldır paralarını alamadıkları
için tepki verdikleri söylendi.
Olumsuzluklara değinmeden devam eden raporumuza havuzdaki teknik
yapıdan söz ederek sürdürmek istiyoruz. Havuzun fuaye denilen giriş
bölümüne büyük büyük deri koltuklar getirildi. Havuzun iç kısmına
girişler sırasında kullanılan galoş kovaları daha iç kısımlara
taşındı. Soyunma odalarından havuza kadar olan merdivenlere kaymayan
plastik halı döşendi. Bu halılar ayak havuzuna kadar uzatıldı.
İçeride 10 metre arayla ayaklı klimalar konuldu. Bu klimalar içeriye
soğuk hava üfürdü. Tuvaletler yeniden fayans kaplanmış ve pırıl
pırıldı. Duşlar yeniden ele alınmış ve duşa kabin döşenmişti.
Soyunma odalarına paslanmaz çelikten parlak parlak dolaplar
konulmuştu.
Hani
sabır taşırırsa yazacağımızı söylediğimiz olaya gelince…. Yunanistan
ekibi, dün gece yerini beğenmediği için toplanmış ve ülkesine
dönmeye kalkışmış. Yetkililer araya girmişler ve yöneticiler ikna
edilerek konu kapatılmış.
İkinci sabır taşıran konu, susuzluk. İçme suyu için ayaklı damacana
göremedik. Şimdilik bir su sorunu var. Almak isteseniz satan da yok.
Üçüncü ve önemli sabır taşıran konu ise, bu işleri organize eden
firmanın anlaşma yaptığı “Omega”cılar. Bu kardeşlerle tüm spor
branşlarının sonuçlarını almak üzere anlaşma yapılmış. Böylece bizim
hakem arkadaşlar, oturup saatlerce derece girmeyeceklerdi. Ancak,
kapı aralığından gördüğümüz 3 hakem, ellerindeki laptoplara bir
şeyler yazıyorlardı. “Kolay gelsin” dedik ve derece girişi
yaptıklarını gördük. Haliyle “Hayırdır” falan da diyemedik. Konuyu
biraz araştırınca inanamadık. İspanyol firmanın bilgisayarları
göçmüş. Start listeleri uçmuş. Anlaşma gereği bizim hazırlıklarımız
geçerli sayılmayacak ama, bizimkiler yine de “ne olur ne olmaz”
diyerek önlem almaya başlamışlar. Öyle ya, İspanyol’un hatasını kime
anlatırsınız. Adam bizi tanır ve basar kalayı.
Bugün saat 17:00 da teknik toplantı yapıldı. 2 nci Başkan Soner
Sayımlar’ın yönetimindeki toplantı, Sayımlar’ın “ Ülkemize hoş
geldiniz” sözleri ile başladı. Bu Türkçe açıklamayı bize göre solda
oturan 2 gönüllü tercüman İngilizceye çevirdi. Sağda oturan Enka’nın
Romen asıllı antrenörü Anka da Rus, Romen, Bulgar, Gürcü, Moldova ve
Ukrayna’lılara onların anlayacağı dilden tercüme yaptı. Azeri
kardeşlerimiz ise İngilizce anladılar Türkçe sordular. Daha sonra
söz alan Gürbüz Balamir, İngilizce olarak teknik bilgi verdi. Bayrak
yarışlarına katılacak ülkelerden bir form doldurmaları istendi. Oysa
bu uluslar arası bir kuraldı. Ancak, bazı ülkeler “anlamadık” gibi
davrandılar. 3 kez tercüman anonsu, en az 4 kez de Balamir ve 5 kez
de Anka uyarısı sonunda herkes bu formu doldurdu. Yunanlılar bir
soru sormak için el kaldırdılar ve “antrenörler nerede oturacak”
dediler. Cevapsız 45 saniye sonra Başhakem Niyazi Dirim İngilizce
olarak “çok güzel bir soru sordunuz” diyerek zaman kazanma atağı
yaptı. Ardından da, “çözüm bulunacak” dedi. Konu kapandı. Yunanlılar
gene boş durmadı ve ikinci 100 puanlık soruyu patlattılar. “Start
listelerini ne zaman alacağız” dediler. Veee “Omega”cıların kulağı
çınladı.
Biz gece 12 de Trabzon çorbacılarını ziyaretten
dönerken, yanımıza 61 plakalı bir megan yanaştı. İçindeki adam kim
di dersiniz. Genel menejer Kerem Tanılkan. Hayırdır dedik. Yunan
kafilesine Omega skandalını anlatmaktan döndüğünü ve adamların bu
olayı çok olgun karşıladıklarını söyledi. Perişan bir durumdaydı.
Çorba teklif ettik. Küçük bir tebessüm aldık. Son derece yorgundu ve
kesinlikle yastığa 10 cm. kala uyuyacağı belliydi.
Unuttuğumuz ne var diye düşünürken hatırladık.
Federasyonumuzda en uzun süre ile genel sekreterlik yapan Fikret
Bulutçu abimizi gördük. Hal hatırdan sonra eskileri konuştuk. Hoş ve
güzel bir sohbet yaptık. Kendisi son olarak Güreş Federasyonunun
Genel Sekreterliğini yapıyormuş.
BUGÜN SALI. Gece 01. Trabzondan sevgilerle.
Yarışma
Menüsüne Geri Dön
|