|
1.GÜN RAPORU
Öncelikle şunu ifade etmek istiyoruz. Ev
sahipliğini yaptığımız bu oyunlara ilişkin bu raporda eleştiri
yapmak istemiyoruz. Ancak hakikaten sabırları zorlayan durumlar
olursa, kalemimizin duracağı konusunda da kesin söz veremiyoruz.
Pazar günü Trabzon’a gelen ekipler, Karadeniz Teknik
Üniversitesinin Kredi Yurtlar Kurumu öğrenci yurtlarına yerleştiler.
Burayı beğenmeye bazı ekipler, şehirdeki ötelerle
geçtiler.
Oyunlar köyü adı verilen bu komplekste konaklayan
ekipler, ortak tuvalet ve ortak banyo kullanırken, yemekhanede 3
ayrı bölüme hazırlanan açık menüden yararlanarak yemek yediler.
Giresun’daki milli takım kampında hazırlanan takımımız,
dün yoğun bir trafik sonrası öğleden sonra Trabzon’a ulaştı.
Akreditasyon kartlarını alan ekip, yerlerine yerleştikten sonra
büyük bir hoca ordusu eşliğinde toplantı yaptı. Anka, Hanna, Metin,
Ulvi, Aykut, Gürbüz ve Kerem hocaları ile birlikte hareket eden
ekip, güzel bir gece geçirdikten sonra dün yenilen öğle yemeğinin
ardından havuzda antrenman yaptı.
Morallerin güzel olduğu ekipte göze çarpan en büyük
isim, hiç şüphesiz baba görünümü ile asbaşkan Tuğrul Dellaloğlu
oldu.
Bu arada yüzmenin bir başka ekibi ise Bedensel Engelli
yüzücülerdi. Türk kafilesindeki 46 yüzücüden 14’ünü oluşturan ekip
ise, merdivenli ortamların fazla ve tuvaletlerin eski usulde olması
nedeniyle otele geçti. Bu ekipte ise Osman, Serkan ve Haluk hocalar
vardı. Ekibin en önemli ismi ve oyunların odak adamı 12 yaşındaki
kolları olmayan yüzücümüz Beytullah’tı.
Dün akşam Federasyon Başkanımızın otele geldiği ve bu
sabah döneceği öğrenildi.
Havuz ilk gün hazır değildi. Gelen hiçbir ekibe
antrenman imkanı sağlanamadı. Havuzun ışıkları sabaha kadar yandı.
İçeride gezinen birkaç kişi görüldü.
Camdan içeriye baktığımızda, kulvarların
takılmadığını ve köşeye dizilmiş plastik halı ruloları gördük. OBG
firması tarafından hazırlanan skorbord, tribünlerin solunda ve
sporcuların ellerini dokunduğu zaman geriye dönüp bakacağı
konumdaydı.
Kulvarların niye takılmadığını ertesi gün öğrendik.
Çünkü bazı kulvarlar uzun olarak hazırlanmıştı ve gece yeniden
kısaltılıp yerine takılacaktı.
Türk ekibi ilk antrenmanını dün saat 13.30’da yaptı.
Daha sonra 15:30’da bedensel engelli yüzücüler ısındılar.
Gece yapılan açılış töreninde, yüzücülerimiz çiçek
gibiydiler. Hepsi çok şık, hepsi ellerindeki Türk bayraklarını
sallarken, gözleri pırıl pırıldı. Önlerindeki hoca kadrosunun
arkasından yürürken, kortejin ortasında yer alıyorlardı. Biz
hocalarının resmini çektik. Objektifi onlara uzattığımızda birkaçı
ile göz göze gelebildik. Heyecanlıydılar ve o anı dolu dolu yaşamak
istiyorlardı.
Bu yazıyı hazırlarken, bir bayan hakemimiz yanıma
gelerek “şikayetçiyiz” dedi. Neden dedim. “Büyük Türk bayrağını
erkekler taşıdı. Oyunlar bayrağını ise bayanlar. Neden bayanlar Türk
bayrağı taşımadı” dedi. Elçiye zeval olmaz.
Bu arada bir şikayet
de bizden olsun dedik. Burada bir sürü gönüllü var. Ancak herkes
daha ilk günden havlu atmış gibi görünüyordu. Bunun nedenini
öğrendikçe, içimiz parçalandı. İlk gece 03:te yatağa giren bu
çocuklara ikinci gün toplu halde mutfak temizliği yaptırılmış. Gene
geç yatmışlar. Hepsinin yüzünde yorgun bir ifade var. Bir şey
istemek için yanlarına gittiğinizde üzülüyorsunuz. Bunların başında
ise eski bir yüzücü varmış. “Kim?”dedik. Tanıdık bir arkadaşımız
çıktı. Onun suçu yok.
Az önce “kahvaltı”
istedik.” Yok” dediler. Dün” bir yudum su” istedik. Bu kez de “Su
bitti” dediler.
Şimdilik bu kadar.
Yarışma
Menüsüne Geri Dön
|