KULÜPLER ARASI ÖN ELEME MÜSABAKALARI

iZMİR-TRABZON-İSTANBUL

17-18 MART 2007

TURKYUZME.COM  tüm sporculara başarılar diler.

 İZMİR

 1.GÜN 1.SEANS RAPORU

            İzmir’de hava sıcak. Havuz ortamı da temiz ve sıcak. Su berrak.

Isınmalar 7:45’de başladı. Isınması biten sporcular, teknik toplantıda söylendiği gibi, 1 ve 8 nci kulvarlarda gidiş yönünde sprint attılar. Orta kulvarlarda ise sadece yüzme yapıldı.

            Yarışmalar 09:05’te başladı. 30 kulüpten 281 yüzücünün hazır bulunduğu serilerin ilki 400 metre karışık yarışıydı. Bayan sporcuların ellerini açarak kelebek yüzmeleri dışında çok büyük hata görülmedi.

            Serilerdeki sporcu reytingi Ege’li yüzücülerdeydi. Çünkü her seride mutlaka 2 ile 4 arasında Ege boneli yüzücü vardı.

            Skorbordun sağ tarafındaki 4 lük bölüm çalışmıyordu. Herkes niye çalışmıyor derken, espriyi antrenörler patlattı. İlk 3 ile 1 yedeğini görüyoruz ya, gerisini isteyen listelere bakarak öğrenebilir. Bu espri kimileri için güzeldi, kimilerine de üzücü geldi.

            Kelebek yüzen bazı sporcuların tek elle dönmesi ya da sırtüstü dönerken 2 tane serbest kol çekmeleri dışında diskalifiye olmadı.

Ancak bu sırt üstü dönüşü, ne yazık ki son 5 yıldır gündemimizden düşmediği gibi hala da zirvede yerini almaya devam ediyordu. Çünkü, bu dönüşü kimse adam gibi yorumlamadığı için sporcuların emekleri boşa gidiyordu. Acilen bu duruma bir çözüm gelmesi gerekiyor ve hatta geçti bile. Yani ortadaki hata ya sporcuda, ya bunu öğreten antrenörde, ya da hakemde.

Elimizde telefon Trabzon’u arıyoruz. 3 Adana kulübü, 3 Trabzon kulübü ve Samsun’dan 2 sporcu olmak üzere 60 kişi ile yapılan 32 hakemli bir organizasyon. Yani Hakem parasına yapılan bir yarış. Teknik kurula duyurulur. Birisi eline hesap makinesi alıp, devletin zararını düşünmeli diyoruz.

Aldığımız bir başka haber ise, dün İzmir’de olan başkan adayı ve yönetim kurulu üyesi Aydın Karakuzu’nun uçakla Trabzon’a gitmesiydi. Yine uçakla giden bir başka kişi ise mevcut başkan ve başkan adayı Sema Küçüksöz’dü.  Küçüksöz’ün yarışları yarım saat izledikten sonra Trabzonspor maçını izlemek üzere havuzdan ayrıldığını duyduk.

Bu arada ortada gezen bazı laflar olduğunu duyduk. Şimdilik busözleri araştırıyoruz. Doğruluğunu öğrendikten sonra sizi de bilgilendireceğiz.

Günü en güzel görüntüsü ise Ege Üniversitesi Spor Kulübünün bir dönem Yüzme sorumluluğunu yapan Prof.Dr. Berrin Durmaz’ın havuzda bulunmasıydı. Eski Besyo müdürü Durmak, bugüne kadar küçük oğlu Burç Durmaz’ın yarışları için havuza geliyordu. Bulunma nedeni bu kez farklıydı. Çünkü doktor olan büyük oğlu , stil hakemliği yapıyordu ve beyaz önlükle görmeye alıştığı oğlunu bu kez beyaz hakem kıyafeti ile görmenin mutluluğu içindeydi.

Az kalsın unutuyorduk. Bugünkü Sabah gazetesinde Hıncal Uluç’un köşesindeki yazıda sözü edilen ve İzmir’deki Tıp Balosunda güzel sesi ile şarkı söyleyip Uluç’un takdirini kazanan Berrin Durmaz, bizim tanıdığımız ve yukarıdaki eski yüzücü yeni hakem annesi Berrin Durmaz hocanın ta kendisiydi.

Öğleden sonra seansı için şimdilik iyi günler diyoruz.

 

1 GÜN 2.SEANS RAPORU

            “Yarışmalar başlayacağından havuzun boşaltılması rica olunur.” anonsu ile herkes sudan çıktı ve saatler 15:40’ı gösterirken bayrağımız eşliğinde 32 hakem ile sporcularımız çalınan marşa ayak uydurarak yerlerini aldılar.

Saygı duruşu ve İstiklal marşımızın okunmasından sonra Kenan Doğulu’nun “çakkıdı”sı eşliğinde tribünlere geçildi ve 2 seansın düdüğü çaldı.

Sabah seansına oranla daha dikkatli yüzen yüzücüler pek fazla diskalifiyeye neden olmadılar. Böyle olunca da pek fazla hakem anonsu olmadı. Ancak, bazı sporcuların insanı kahreden hızdaki yüzüşleri organizasyonun biraz uzamasına neden oldu. Çünkü, birinci olan yüzücü yarışı bitirirken duvardan dönen diğer bazı yüzücülerin gelmesi bir hayli geç oldu.

Bu arada 1992 yılında alınan ve yaklaşık 15 yıldır kullanılan dokunmatikler bir ara azizlik yapıp devre dışı kaldı. Bu cihazla yıllardır kardeş olan hakem Ergin bey, küçük bir mücadelenin ardından galip geldi ve dokunmatikler, cihaz ve skorbord arasındaki ilişki sağlandı. Ancak yine sağdaki göstergeler çalışmadı. Hep ilk 4’ün derecesi okundu.

Yarışın en güzel manzarası, Marmaris’te de yaşadığımız tablonun burada da sergilenmesi oldu. Ege’li anneler “Kermes Büfe” kurmuşlar ve evlerinde yaptıkları çörek, börek, tatlı tuzlu ne var sergilemişler ve kulüplerine destek için el birliği yapmışlardı. Bu birliktelik çok hoşumuza gitti. Bravo anne velilere diyoruz.

Bu yarışmalara İstanbul’da 384 sporcu 32 hakem, İzmir’de 281 sporcu 32 hakem ve Trabzon’da 60 sporcu 32 hakem katılıyordu. Yani 725 sporcu ve 96 hakem.

Yarışmalar böyle giderken İstanbul’dan bir rekor haberi geldi. Haberde rekor kırıldığı söyleniyor ve yüzücünün adı dilden dile dolaşıyordu. Ancak kimse bu yüzücüyü tanımıyordu. Bu yüzücünün adı Deniz Nazar’dı. Var mı tanıyan?

Kesinlikle tanıyan yoktu.

Araştırdık ve şunu öğrendik. Fenerbahçe’nin Ukrayna’lı 4 yüzücüyü TC vatandaşlığına geçirdiği ve bunlara sırasıyla Deniz Nazar, Serkan Atasay, Volkan Atakan ve Demir Atasayan adını verdiği idi.

Bunlardan Deniz Nazar, FB’ye 100 yıl kutlamaları öncesinde, Orel Oral’ın 400 m. Karışıktaki rekorunu kırarak merhaba demişti.

Ardından bize telefon yağmaya başladı. Bu rekor, rekor olarak sayılacak mıydı? Biz de fikrimizi “evet” diye söyledik.

Kırılacaktı elbette. GS li FB li ya da BJK’li futbolcu gol kralı oluyor da, bu niye sayılmayacaktı. Tekrar araştırmaya başladık.

3 ay önce bu 4 sporcunun, tam İran’a gitmek üzereyken anlaşma yapıldığını ve yapılan başvuru sonrası Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanlığı onayının ardından Türk Vatandaşlığına geçişi, öğrendik.

Bu arada İstanbul Ataköy’den gelen bir başka haber ise 400 m. Serbest yarışında Emir Atılgan’ın 400 m.’ye imza atan Aytekin Mindan’ı geçmesi ile ilgiliydi. 4 metreye yakın bir farkla yarışı önde kapatan Emir 4:09 ile kürsüye çıkmıştı.

İstanbul’daki yarışlardan aldığımız bir başka haber de şöyleydi:

İstanbul’lu sporcuların çok fazla dayanıklılık çalıştığı ve bu yüzden kısa mesafelerde iyi dereceler elde edemediği yönündeydi. Haklı olup olmadığımızı tüm yarış sonuçları bir araya gelip, harmanlanınca göreceğiz derken, biraz da seçim öncesi kulislere kulak verelim istedik.

Özellikle İzmir’de, ister delege olsun, ister olmasın herkes pek heyecanlı. Seçime tavşan kulağı (iki) gün kaldı diyenlerden tutun, seçim bizim diyenlere, var mısın iddiasına deyip seçim totosu oynayanlara, hatta gömleğine, ayakkabısına iddiasına girenler bile var. Fıs fıs konuşanların kısa bir süre sonra Ege Üniversitesi havuzunun önündeki yeşil alanda cep telefonu ile volta attıklarını görmek mümkün.

İstanbul kalesi ile Ankara kalesindeki adayların birbirleri ile yarış halinde olduğunu söyleyenler ile falanca aday işi götürdü bunlar hala hayal kuruyorlar diyenler de var. Bazıları ise, hayırlısı olsun, kim gelirse gelsin de şu yüzme kurtulsun diyenler de çoğunlukta.

Şimdilik bu kadar.

İyi geceler.

 

 

 

            Yarışma Menüsüne Geri Dön

 

 


 

 


 

Yarışma Menüsüne Geri Dön

 

 

 

 

 
 
Turkyuzme.com, 2007