|
1. Gün Raporu
(Yarışma sonuçlarını
ve raporları zamanında veremedik. Bunun nedeni, ise
sonuçları almış olduğumuz bilgisayardan virüs uyarısı
gelmiş olmasıydı. Biz bu virüsü silebilmek ve güvenilir
bir ortamda sonuç verebilmek için yoğun bir çaba
sarfettik.Gecikme için özür dileriz.)
Temiz bir ortam, tempolu müzik, kapıda sigara içen veliler ve
ısınmadan dönen sporcuların arasından geçerek havuza
girmenin mutluluğu bambaşka oluyor. Yarışmalar 09.30’da
başladı. Havuz kenarındaki masada yan yana oturan 8
hakem ve onların yanındaki bölümde oturan 3 hakem ile
her iki kenarda yürüyen 2 şer tane stil hakemi vardı.
Kulvar başlarında ise her kulvarda birer tane, dönüş
yerinde 3 olmak üzere çok sayıda beyaz kıyafetli hakem
görev için hazırdı. Bir o kadarı da içeride sekreteryada
görev yapıyordu.
Yani 6 kişi yüzerken
görev yapan hakem sayısı sporcuların 5, 6 katı kadardı.
Sevindirici olan kıyafetsiz hakem yoktu. Zeybek
kıyafetli 2 erkek çocuğu ile başındaki mor kumaşı
uçurarak koşuşan 2 kız çocuğu ise ellerindeki tepsilerle
madalya tutmak için bekliyorlardı.
Başkan ve yeni genel
sekreterimiz yarış başladıktan kısa bir süre sonra
seyirciler için ayrılan bölümdeki protokolde yerlerini
aldılar. Daha sonra ikinci ve bunun takip eden
madalyaları verdiler.
Başkan adayları Mustafa Tuncer ve Aydın Karakuzu ise
kendilerine uzatılan NTV mikrofonlarına yüzme hakkında
bilgiler verdiler.
Hala dünkü toplantıda
ortaya çıkan gerginliğin etkileri vardı. Ankara’lı
idareci sözlerinin yanlış anlaşıldığını söylüyordu. Çok
kişi sitemizdeki yazımızı okumuştu. Kimileri çok güzel
yazdığımızı söylerken, kimileri de çok hafif yazdığımızı
iddia ediyordu. Biz ise sadece toplantıyı ve sonrasında
konuşulanları yazdığımızı belirterek “ne olduysa onu
yazdığımızı” söylüyorduk.
Hacettepe
Üniversitesinden Alpan Cinemre ve Ege Üniversitesinden
Bahtiyar Özçaldıran otobüsten yeni inip havuza
gelmişlerdi. Bu ziyaretin altında küçük bir toplantı da
yatıyordu. Çünkü yakında tarihi açıklanacak olan
Üniversiteliler Yüzme Şampiyonasının Teknik toplantısı
için ön hazırlık amacıyla Ankara Üniversitesinden Kerem
Tanılkan ve Anadolu Üniversitesinden Haluk Okur bir
araya geleceklerdi.
Bir ara yanımıza
Galatasaray’dan Ali Özüak gelerek teknik toplantı
sırasında tutanak tutup tutmadığımızı sordu. Biz
tutmadık deyince pekiyi tamam diyerek gitti.
Türkiye Yüzme
Antrenörleri Derneği Başkanı Levent Camuşcuoğlu masamıza
gelerek yanındaki 2 kişiyi bizimle tanıştırdı. Bir
tanesi Fransa’da 7 milyon kişinin yaşadığı bir bölgenin
yüzme sorumlusu ve pek çok yarışın baş hakemliğini de
yapmış olan Eric Erhan Turan’dı. Oğlu Fenerbahçede
yüzdüğü için gelmişti. Diğer kişi ise Fransa’da
antrenörlük yapan Cezayir Milli Takım antrenörü Kamal
idi. Kamal ve Turan ile uzun uzun sohbet ettik.
Fransadaki yüzme Federasyonunun çok profesyonel olduğunu
ve herkesin bir görevi olduğunu söylediler.
Başkanlarının ve bölge sorumlularının oy ile geldiğini
eklediler. Başkanın onay makamı olduğunu ve daha çok
alttakilerin çalıştığını ve hatta hakemlerden 4-5inin
dışındakilerinin fahri olarak görev yaptığını
söylediler. Ülkelerinde Benjamin, Kadet ve Minimes gibi
yaş gruplarının olduğunu ve hepsinin ayrı özellik
taşıdığını söyleyen misafirlerimiz, Fransa’da 13 yaştan
7 yaşa kadar olan çocuklara eğlence amaçlı yarışlar
düzenlendiğini ve bu çocukları yarıştırmanın yasak
olduğunu belirttiler. Biz, kendilerine bu yarışmayı
nasıl bulduklarını sorduk. Ancak şu an saat 14.00oldu ve
hala bir cevap alamadık.
Başkan Sema Küçüksöz
yarışmaları aralıksız bir şekilde izledi.
5 yarış yüzüldükten
sonra ısınmalar için ara verildi. İki dostumuz büyük bir
şaşkınlık ile neler olduğunu sordular. Isınmanın çok
önemli olduğunu söyleyen ikili, Fransa’daki havuzlarda
mutlaka bir açık ya da kapalı ısınma havuzu olduğunu ve
olmayan havuzlarda da yarış yapılmadığını söylediler. Bu
konuşmadan sonra da şaşırma sırası bize geçti. Kısa süre
içinde kendi sistemimizi söyleyip övündük ve böyle de
olur dedik. Fransa’da toplam 200 bin lisanslı faal
yüzücü olduğunu söyleyip bize sorunca 15 bin olan rakama
10 ilave yapıp 25 bin deyiverdik. Bir de bu yıl sadece
ülke genelinde 1.650 sporcunun vize yaptırdığını
söylesek, adamlar bizi alaşağı edecekler, itibarımız
sıfır olacaktı.Allah günahlarımızı affetsin.
Çarşamba günü başlayan
yağmur Perşembe ve Cuma günü de yağdı. Hala da yağıyor.
Öğleden sonra seansı
15:30’da açılış töreni ile başladı. 36 kulübü temsil
eden sporcu korteji tribünlerin önünde geçtikten sonra
saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu.
Marmaris Kaymakamının
yaptığı açılış konuşmasından sonra söz alan Federasyon
Başkanı Sema Küçüksöz, Marmaris Belediyesine teşekkür
ettikten sonra, tüm sporculara başarılar dileyerek
kürsüden ayrıldı. Bu konuşmaların ardından Belediye
Başkanvekili konuşma yaparak hoş geldiniz dedi.
Yarışmalara geçildi.
Bazı sporcuların hırslı, bazılarının ise çok rahat bir
şekilde yüzdüğü görüldü. Hele hele, 3 kişinin yüzdüğü
yarışlarda, 3 ncü sporcular rötarlı geldi.
Yarışmalar oldukça
sakin geçti. Sadece Çağlar Gökbulut, 800 m. serbest
müsabakasında 08:03,53 lük bir derece yaparak rekor
kırdı. Bunun dışında rekora yakın başka derece yapan
olmadı.
Yarışmalar geç bitti.
Dünkü toplantı
sırasında Galatasaray’ın son gün için bir isteği oldu.
İstanbul için uçak bileti alınmış, ancak Dalaman
Marmaris arasının 1,5 saat olduğu hesaplanmadığı için
yetişememe gibi bir tehlike doğmuştu. Bu nedenle GS’den
Ali Özüak, yarışmaların yarım saat ya da bir saat önce
bitebilmesi için istekte bulunmuştu. Yarış saatinin öne
alınması konusu kısa bir tartışmanın ardından kabul
edilmişti. Bu nedenle yarın için herkes ümitli. Bu arada
otobüs firmalarında yer olmadığı için bazı kulüpler
sıkıntılı anlar yaşadılar.
Bu müsabaka çok lüks
bir hava içinde geçiyor. Çünkü, Marmarisli sporcuların
dışındaki tüm kafileler yıldızlı otellerde
konaklıyorlar. Hem de kendi imkanları ile.
Akşam oldu. Herkes
yemekten sonra bir araya gelip, günün yorumunu yaptı.
Yorumlar uzadı ve 01’den önce kimse yatağa girmedi.
|