|
“İl
temsilcisi” mi, yoksa “Ajan” mı doğru?
Her ilde bir Federasyon temsilcisi bulunmaktadır.
Bunların ana görevi, kulüplerin il müdürlükleri ve Federasyon
ile olan ilişkilerini sağlamak ve sorularına cevap vermektir.
Eski hocalarımız bu temsilciye “ajan”, yeni hocalarımız ise “il
temsilcisi” demektedirler. Yasalar çerçevesinde ve tamamen
gönüllü olarak çalışan bu temsilcilerin bir maaşı ve de büroları
yoktur.
Bir dönem boyunca il müdürlükleri tarafından “sporun içinden
gelmiş olma” şartı aranarak atanan temsilciler, daha sonraki
dönemde kulüplerin oyları ile seçilmeye başlandılar. Yakın
dönemde ise bölgeler tarafından bu temsilcilerin görevleri devam
ettirildi.
“İhtisas Kulübü” demek ne demek ?
Her ilde, o sporu yaşatmak, kalkındırmak, sporu
kitlelere yaymak ve sporcu yetiştirmek üzere bir ihtisas kulübü
kurulmaktadır ve de bunların sayısı her ilde bir tanedir.
Amacı, antrenörleri eğitmek, sporcuyu yetiştirmek ve taraf
olmadan o spor için çalışmaktır.
Genel ilkenin bu olması nedeniyle, bu kulüplerin sadece sporcu
yetiştirmesi ve sporcuyu yarışmacı olan kulüplere eşit sayılarda
dağıtması gibi bir mantık yürütülebilinir.
Ancak, günümüzde bu böyle olmamakta ihtisas kulüpleri diğer
kulüpler gibi hareket ederek yetiştirdiği sporcuyu
yarıştırmaktadır. Takım sporu ile uğraşan ihtisas kulüpler ise
liglere girmektedir.
Bunun yanı sıra Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri tarafından
açılan Bölge spor okulları vardır. Bunlar da, Anayasal bir
gerekliliği yerine getirmek amacıyla yaz ve kış dönemlerinde
değişik branşlarda faaliyet düzenlemektedirler. Yine temel amaç,
yetişen sporcuların kulüplere gönderilmesi prensibidir.
AYAK “ÇIRPILIR” MI?
YOKSA“VURULUR” MU?
Sıkça kullanılan bir sözcüktür. Ayağını çırp. Bir yumurtayı
tabağın içine kırdığımızı varsayalım. Bu yumurtanın akı ile
sarısını karıştırmak için kaşık ile dairesel bir hareket
yapılır. Bu hareketin adı çırpmaktır. Bir de el çırpmak vardır.
Burada da iki elin birbirine vurması gerekir.
Özellikle serbest ya da sırtüstü yüzülürken ayak çırpmasının
nasıl yapılacağını yorumlamak istemiyoruz. Çünkü iki ayağı ayrı
ayrı suda dairesel olarak mı çevireceğiz, yoksa ikisini
birbirine mi vurduracağız.
Biz bu anlam karmaşasını önlemek için “VUR” sözcüğünü
kullanıyoruz. Vurmak ayağın suya yukarıdan aşağıya doğru yaptığı
harekettir. Ve öne doğru tekmeleme hareketine benzer bir
harekettir.
“AYAĞINI KIR” MI? YOKSA,
“AYAĞINI BÜK” MÜ? DAHA DOĞRU.
Halk arasında bir deyim vardır. “Ayağını kır.” Bunu duyan herkes
hemen denileni yapar ve ayağını büker. Kırma sözcüğü 2’ye
ayırmak anlamındadır.
Yani zorladıktan sonra bölmek gibi. Kıvır sözcüğü ise, dairesel
bir harekettir. Bu iki sözcük maalesef yüzme sporunda sıkça
kullanılmaktadır.
Oysa, spor dünyasında hiç kullanılmayan ve kullanıldığı zaman
da, yadırganan bu sözcüğün yerine hep birlikte “bükme” olarak
sözcüğünü getirelim.
BİZİM HAVUZUMUZ “YARI OLİMPİK”.
“Yarı Olimpik” ikilisi, ülkemizden başka hiçbir yerde
kullanılmamaktadır. Çünkü olimpik havuz ölçüleri, 50x25x2 m.dir.
Yarı olimpik denilince ise 25x12,5x1 m. anlaşılmaktadır. Yani
derinliği 1 m. olan bir havuz!!!
Oysa, FİNA’daki anlayışa göre, havuzlar 25 ya da 50 m’dir. 25
m.’lik havuza Short Cors Metre (SCM), 50 m.’lik havuza ise Long
Corse Metre (LCM) adı verilir. Türkiye’de bu işin içinde olanlar
ise 25 lik 5 ya da 6 kulvarlık havuz gibi bir havuz tarifi
yapmaktadırlar.
Bazıları ise abartmak adına 20 metrelik havuz için “ havuzumuz
tam olimpiktir” gibi bir saçmalığı ilave ederek, komik durumlara
düşmektedirler. Lütfen sporumuzu yoz ve abartılı olan
sözcüklerden koruyalım.
HAVUZUN DİBİNDEKİ ÇİZGİNİN ADI “PİSİN” YA
DA
KILAVUZ ÇİZGİSİ, DUVARDAKİ ÇİZGİNİN ADI DA “HEDEF ÇİZGİSİ”DİR.
Herk kulvarın tam ortasında uzun ve koyu renkli bir çizgi
vardır. Bu çizgi, sporcuların düz yüzmeleri için çizilmiştir.
Bunun yabancı ismi “pisin”, Türkçe ismi ise “Kılavuz” ya da “
yön “ çizgisidir. Bazı kulüplerde ise “steram line” çizgisi adı
verilmektedir. Yüzme mesafesinin bittiğini gösteren ve sporcuya
duvarı gösteren çizginin adı ise “hedef çizgisi”dir.
Duvara çizilmiş olup “uzun bir artı” şeklindedir. Bazı
bölgelerde bu çizgiye istavroz çizgisi” adı verilse de, bu
çizginin esas adı “hedef çizgisi”dir. Duvardaki kara fayanslar
olarak adlandırılması sporumuza yakışmamaktadır.
“SUDA ÖLELİM…”
Eğitim grubu çocuklarına sıkça söylenen bir sözdür. Burada amaç,
yüzüstü ya da sırtüstü olarak su üzerinde hareketsiz olarak
durmaktır. Ancak bu çalışmayı tarif eden sözcük biraz ürkütücü
olup, yerine başka söylenmesi daha uygundur. Örneğin” haydi suda
yüzen tahta olalım.” ya da “ mantar olalım.” gibi..
“NARGİLE” Mİ “BALONCUK” MU?
Yüzerken suya nefes vermek çok önemlidir. Temel eğitim
çalışmaları sırasında, çocuklara suya başını sokup üflemesi
istenir. Ancak bazı bölgelerde bu çalışmaya çok ilginç bir
isimlendirme yapılmıştır. “Nargile yapın”.
Burada amaç nargile şişesinin fokurdayan bölümüdür. Ancak,
nargile tütünlü bir içecektir ve sigara ile eşdeğer tutulan kötü
bir alışkanlık aracıdır. İkincisi, nargile içe çekilir.
Üflenmez. Böyle olunca da içe çekilen su kötü durumlara yol
açabilir. Bu nedenle 1990 yılından bu yana Yüzme Antrenör
kurslarında, kursiyerlere, altı çizilerek bu benzetmenin yanlış
olduğu vurgulanmış ve çocukların hoşuna giden sözcükler olan
“baloncuk” ya da “balon” yapın gibi sözcükler kullanılmıştır.
Hatta bazı bölgelerde “ cola yapalım.” ya da “pepsi yapalım”
sözlerle, nefes çalışması yapıldığı gözlenmiştir.
“PULBOY”
Yüzme malzemesidir. Kol çalışması yaparken, vücudun su yüzeyine
çıkması için ayak arasına konulan bir malzemedir. Yabancı
sözcükleri çok sevdiğimiz için akılda kalan bir malzeme ismidir.
Ancak bazı bölgelerde, “apış tahtası” şeklinde çok çirkin bir
sözcük kullanılmaktadır. Doğrusu “pulboy”dur.
“EL PEDALI” ?
Yabancı sözcükleri çok sevdiğimizi söylemiştik. Ama artık bu
kadarı da abartı denecek bir sözcük ile karşı karşıyayız.
Yabancı literatürde “hand padlle” olarak bahsedilen malzeme,
maalesef el paletidir. Fakat, bazı antrenörler, el pedallarınızı
alın gibi karma bir sözcük kullanarak, % 50 Türkçe, % 50
ingilizce telafuzu aynı anda söyleyerek komik bir hava
yaratmaktadırlar. Bu malzemenin doğru sözcüğü el paletidir.
“SPOR AKADEMİSİNDE OKUYORUM…?”
Spor Akademileri 1982 yılında YÖK’ün kurulması ile birlikte
kapandı. Yerlerine Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları kuruldu.
Akademi döneminde mezun olanların emeklilikleri gelmesine ve hatta
birçoğunun da emekli olmasına rağmen, BESYO larda okuyan bazı genç
öğrenciler, her nedense Spor Akademisinde okuyorum gibi yanlış bir
ifade kullanmaktadırlar. Bunu düzeltmekte ve yüzme kamuoyunu
bilinçlendirmekte yarar görüyoruz.
SERBEST STİL Mİ, SERBEST YÜZME TEKNİĞİ Mİ
?
Yüzme literatürümüze başlarken, ilk olarak “Yürümek bir teknik,
kırıtmak ise bir stildir.” demiştik. Yani tekniğin orijinal
olduğunu, stilin ise taklit etme olduğunu vurgulamış ve akıllarda
kalması için de, bu örneği vermiştik. Bazı antrenör ve kulüplerde
sporculara “serbest stil yüzeceksiniz”, ya da “50 m. serbest
stilde yarışın var.” gibi sözcükler kullanılmaktadır. Bu kullanım
maalesef hatalıdır. Kısaca serbest yüzeceksiniz ya da, “senin
yarışın 50 m. serbest “ gibi ifade daha doğru olacaktır.
SIRT DEĞİL SIRTÜSTÜ, KURBAĞA DEĞİL
KURBAĞALAMA’DIR.
Pek çok kişi, 2 yüzme tekniğimizin adını, yanlış kullanmaktadır.
Sırt, Kurbağa.
Oysa yüzme dünyamızdaki isimleri şöyledir. Sırtüstü ve
Kurbağalama.
Hele hele kurbağ ya da kurbağlama olarak kullanılan deyimler
vardır ki, bu duruma artık bir şey diyemiyor, yorumu size
bırakıyoruz.
ANTRENMAN MI İDMAN MI?
Antrenör eşliğinde yapılan çalışmaya antrenman, kendi başınıza
yaptığınız çalışmaya ise İdman adı verilir.
HAVUZ MU SALON MU?
Antrenmana giden yüzücülere “nereye gidiyorsun ?” diye bir soru
sorulduğunda genellikle, “havuza” derler. Yüzmenin dışındaki
sporculara sorulan bu soruya da genellikle “salona” yanıtı
alırsınız.
YÜZÜCÜ MÜYÜZ, YÜZMECİ Mİ?
Basketçi, valeybolcu, topçu, hentbolcu gibi isimlendirmeler
arasında bizim de adımız nedense yüzmecidir. Bu isimlendirme sokak
edebiyatıdır. Oysa, sporcularımızın yüzme dünyasındaki ismi
“yüzücü”dür.
BONE Mİ KEP Mİ?
Yok daha neler demeyin. Ama, hala saçımızı
klor ve ph düşürücünün zararlarından korumak ve suya saç dökülmesini
önlemek için başımıza taktığımız lateks ya slikon ya da yarı slikon
başlığın adı bonedir.
HAVUZ GÖZLÜĞÜ MÜ, KLOR GÖZLÜĞÜ MÜ?
Yüzme gözlüğü, yüzücü gözlüğü, havuz gözlüğü,
su gözlüğü gibi adlarla tanımlanan gözlüğün adı, klor gözlüğüdür.
Çünkü gözlerimizi havuz suyundaki klor ve asit bazlı kimyasallardan
koruyan bir koruyucudur. Asıl adı klor gözlüğüdür. Ama siz bunu bir
spor mağazasındaki satıcıya söylerseniz “bizde yok” diyebilir. Lütfen
el birliği ile büyük spor mağazalarındaki bu kişileri eğitelim. Onlar
da yanlış bilenleri eğitsin.
AYAK TAHTASI;
Ayak çalışmalarında kullanılan bir
malzemedir. Yabancı literatürde kickboard olarak adlandırılan bu
malzemeye bazı bölgelerde köpük, naylon veya el tahtası adı
verilmektedir. Bu sözcükler, ayak tahtası tarifine uygun sözcükler
değildir.
Yürümek bir TEKNİK, Kırıtmak ise bir
STİLDİR.
|