|
|
Eylül 2007 Editörün Kalemi-turkyuzme.com |
|
|
Editörün Kaleminden-31 “Neler Oluyor?” Nazar değdi galiba. 2008 sezonuna girmemize 17 gün kala, birtakım şeyler ters gitmeye başladı. Neler mi oldu?
Aldığımız çok sayıdaki telefon, bizi fazla suskun olmakla suçluyordu. Üzüldük ve yüzme dünyasında özgür basını temsil edememe gibi bir misyona büründüğümüz hissine kapıldık. Şimdi suskunluğa mola verip biraz soluklanalım istedik.
Az önce mail kutumuza baktık ve aldığımız bir mail’e çok üzüldük. GS’den 3 genç antrenör arkadaşımızın görevlerinden ayrıldıklarını öğrendik. Şu an, inşallah gelen mail doğru değildir diyerek kendimizi inandırmaya çalışıyoruz. İkincisi, geçenlerde Federasyon As Başkanı Tuğrul Dellaloğlu istifa etti ve istifasını geri alarak tekrar işe koyuldu. Bildiğiniz gibi, Dellaloğlu, seçimler sırasında 3 listede birden yer alıyordu. Yani kim kazanırsa kazansın, yönetimlerin birinde yer alacaktı. Ne oldu da, Tuğrul ağabey kırılıp istifayı bastı? Sonra neden geri alıp döndü? Şu aralar bir bakanımız ile yaptığı çok olumlu görüşmeleri okuyor ve kendisi ile gururlanıyoruz. Hazır Federasyon cephesinden söz açılmışken, Genel Sekreter sorununa da bakalım istedik. Fevzi Namalır izine ayrıldıktan sonra İsmail Sağay’ın göreve geldiği yönünde iddialar var. Namalır’ın, izinden dönünce, görevine tekrar kaldığı yerden devam etti deniliyor. Çünkü en son yapılan bazı açıklamalarda Namalır’ın imzalarını gören herkesin içine kurt düşmüş ve bazı dikkatli bakışlar, kardeş sitelerimizdeki satırlarda yerini almıştı. Ayrıca resmi yazılara Sağay’ın değil, özellikle harcamalara ilişkin belgelerde Namalır’ın imzalarının bulunması, bu iddiaları doğruluyor gibi görüldü. Bu arada fısıltı gazeteleri de traj yapmaya başladı. Neler söylendi neler. Hala da neler söyleniyor neler. Seçimden bu yana 6 ay geçti. Güven ortamının yerini “kaygılar” almaya başladı. İstanbul, İzmir, Adana ve Ankara’dan bir sürü dedikodular alıyoruz. Başkan’ın oy kalesi Bursa’dan hiç çıt çıkmaması ise düşündürücü. Bursa’da yapılan Özel Burfaş yarışlarına katılan Başkan’ı Federasyonumuzun 50. Kuruluş Yıldönümü için yapılan yarışmalarda göremedik. Sonra Başkanımızın Prens adaları yarışına katıldığı yolunda haberler geldi kulağımıza. Araya maraton girdi. Kimine göre 100 lerce sporcu beklenirken, 13 gibi bir rakamda kalınmış olması başarıyı gölgeledi. Hatta Bakanlarımızdan Kürşat Tüzmen’de oradaydı. Bir çok yarışın teknik toplantılarında Başkan Vekili Soner Sayımları görmeye alıştık. Sağolsun hepsinde de gördük. Hoş geldiniz deyip sözü bilenlere bırakması takdirle karşılandı. Yarışmalarda, herkesin bir arada olduğu teknik toplantıların bir çoğuna Başkan’ın başkanlık yapmaması ise üzüntü yarattı. Teknik Kurul üyeleri, bilip bilmeyen bazı kişiler tarafından sık sık eleştirildi. Bilim ve Eğitim Kurulundan Ali Özüak’ın istifa ettiği söyleniyor. Yarışmalar sırasında bazı hakemlerin üzüldüğü görüldü. 4 bölgede kulüplerarası yarış yapıldı. Reglamanın 10 gün önce açıklanması, katılımı azalttı deniliyor. İstanbul’daki yarışlara 36 sporcu katıldı. Samsun, İzmir ve Adana’da da durum farklı değildi. Hatta bu yarışların sonuçlarına ulaşılamadı. Yine geç verilen bir haber daha vardı. Örneğin, dün İstanbul’da düzenlenen önemli seminerin haberi 2 gün önce verildi. İstanbul’dakiler dahil kaç kişi, işinden izin alıp katılabildi.
Şimdi bunları yazmamak gerçekten camiamıza hakaret olurdu diye yazıyoruz ve biraz da eleştiri hakkımızı kullanma zamanımızın geldiği kanısına kapılıyoruz.
Bitmedi. Son günlerde bazı kişiler özellikle telefon açıp, “sen birileri ile bir araya gelip, olağan üstü genel kurul için çalışma yapıyormuşsun” demeye başladılar. Hatta benim “bazı dostlarla bir araya geldiğim” yolundaki söylentiler ise fazla olmaya başladı. Birileri birileri ile dertleşiyor. Ama, birileri bizi de sevdiği için bu haberler bize kadar ulaşıyor. Bu arada “Olağanüstü Genel Kurul”a gitmek için imza topladığım bile söylendi. Büyüklerimizin takdiri olan bu söylentileri hiçbir zaman kabul etmeyerek yüzleşmeyi bile önerdim. Hatırlarsanız, son günlerde ayağına taş takılan bizden buluyor diye hayıflanmış ve eleştiri hakkımızın saklı olduğunu ima etmiştim. Ama bugün bıçağın, kemiği delmeye başladığına inanarak eleştiri hakkımızın % 1’ini kullanmanın sıkıntısı ile herkese iyi çalışmalar ve iyi görevler diliyorum. Sürç-ü lisan eylediysek affola. Sağlıcakla kalın.
|
|
|
|
|
|
|
|