Nisan  2007  Haberler
 

Editörün Kaleminden-21

“1. ay Kutlu Olsun.”

“ Ah şu vitaminler!”

           

Gözümüz takvime takıldı ve takvimdeki yıldızlı 20 martı görüp, bir de bugünkü tarihe baktık.

O da ne.

Seçimlerin üzerinden 1 ay geçmiş

Yeni yönetimin 1nci ayını kutluyor ve başarılar diliyoruz.

 

Bildiğiniz gibi, turkyuzme.com sayfası Eskişehir’de hazırlanmaktadır. Bizim İstanbul’a olan uzaklığımız 4,5saattir. Ankara’ya 2,5 saat, Bursa’ya 1,5-2 saat, İzmir’e 6 saat, Antalya’ya 6  saattir. Yani merkezdeyiz.

Hani yıllar önce Başkent Ankara mı olsun, yoksa burası mı diye günlerce düşünülen Üniversiteler şehri olan modern Eskişehir’deyiz.

Telefonlarımız sürekli açık ve haber kaynaklarımız inanamayacağınız kadar çok. Yani kim Ankara’da nasıl nefes almış, Bursa’da kimin karnı guruldamış, Antalya’da ne sorun var hemen duyuyoruz.

Tüm illerden akan telefon yağmuru ile herşeyden haberimiz oluyor ve olmaktadır. Trabzon’daki depar taşından, Adıyaman’daki boş havuzdan, falanca ildeki klorsuz havuzdan haberimiz var. Yanlış yazılan rekordan, hatalı yazılan doğum tarihinden 1 dakika sonra haberimiz oluyor.

Kısacası biz, yerine göre koskoca bir kulağız.Yerine göre küçük ve de yerine göre susmasını bilen bir ağız.

Gelelim kalem yapımıza.

Yine bildiğiniz gibi, büyük Ozan Yunusemre Eskişehir’lidir. Büyük hiciv ustası Nasreddin Hoca’da Eskişehir’lidir. Biz asırlar sonra da olsa aynı mekanlarda gezmiş ve o aynı havayı koklamış aynı suları içmiş insanlarız.

Kalemimizde sevgi ve hicivsel bir akış ve kıvraklık vardır. Bu nedenle de Eskişehir’den pekçok gazeteci, sanatçı ve de iyi sporcular çıkmıştır. Ve de çıkmaktadır.

          “Gelin Tanış Olalım.

İşi kolay Kılalım.

Sevelim sevilelim.

Dünya Kimseye kalmaz.”

Yunusemre’nin bu dizileri hatırlattıktan sonra, son yapılan Kış Kupası’nın bilinen değil de bilinmeyen ya da yastık altı dediğimiz bir yönünü ele atalım istedik.

 

Bu konu çok vahim. Hatta can sıkıcı.

Ve de çok üzücü.

Esas “dur” denilmesi gereken konu bu iken, bugün bazı abuk subuk işlerle uğraşmanın bize bir faydası yok.

Bazı sporcular avuç dolusu vitamin, ya da performans artırıcı ilaçlar alıyor ve bir çoğumuz da bunu maalesef bal gibi biliyoruz.

Aynı odada kalan sporcular, oda arkadaşı anlamasın diye kapı önlerine çıkıp hap içmekte ve sonra da ıslak dudaklarla odalarına dönmekteler.

Kaç kişi bunun farkında bilmiyoruz ama, bir dostum bana telefon açıp, çocuğuna falanca iğneyi vurdurup vurdurmama konusunda fikir sordu. Kulağıma inanamadım. “Neden” dedim. “Öyle istenmiş” dedi. Bazı büyüklerin internet tepesinden inmedikleri ve antrenman programı değil de, yeni çıkan ilaçları incelediklerini herkes  biliyormuş.

İşin daha da vahim yanı ise şu. Örneğin bir sporcu kandaki falanca değeri artırmak için bir hap içiyor. Ama bu hap kanın yoğunluk dengesini bozduğu için bir başka hap içiyor. Bu hap demiri etkiliyor. Demir hapı içiliyor. Bu falanca hemoglobini de etkiliyor bunu nötr hale getirmek için şu da içiliyor. Bunun yan etkisi için de şunu içmek gerekiyor. Bu zincir böyle sürüp giderken, hap sayısı artıyor ve kaş yapalım derken gözden olunuyor.

 

Bu hapları içerek haksız rekabete yol açan bazı sporculara seslenmek istiyoruz.

Sizin bir tane karaciğeriniz var ve bunu harap ediyorsunuz. Ömrünüz azalıyor.

Sizin bir çift böbreğiniz var. Bir günde aldığınız 20’ye yakın koca koca haplar yüzünden her ikisi de iflas etmek üzere.

 

Değer mi.

Az çalışarak, çok iş yapmak neye benzer biliyor musunuz ?

Murat 124 motoruna  Fantom benzini koymaya.

Sonuçta motor çatlayacak  ve bir şeyler bitecek.

 

Bu arada, geçmiş yıllarda yaşananları da pek unutmuş değiliz. Örneğin doping kontrolü yapıldıktan sonra üzerinde “pozitif” yazılı çıkan evrakların bir yerlerden kayboluverdiğini unutmadık.

Bilinen ve nedense ayıp olduğu için saklanan bir başka gerçek daha vardı. Falanca Oyunlarına katılan takımımızın bayrak yarışında almış olduğu 4 madalya, takımdan bir kişide pozitif öcüler çıktığı için Uluslar arası bir yazı ile geri alındı.

 

            Hakikaten birilerinin çıkıp birilerine dur demenin zamanı geldi de geçiyor gibi geliyor bize.

            Birileri deli gibi antrenman yapıp depar taşına çıkarken, birilerinin de performans artırıcıları içip yandaki depar taşına çıkmasını pek adil ve doğru bulmuyoruz.

 

            Böylesine elde edilecek bir başarının doğru olmadığını savunarak, yağmur gibi hap içen bazı sporculara sesleniyoruz.

 

            Hatta, oğluna kızına hap ya da iğne arayan ana babalar ile bu duruma bile bile göz yumanlara sesleniyoruz.

Ve de, uyarıcı ve doping türü ilaçlar kullanıp, bunu idrardan silen “silici ilaç”  ile yok etmek için paralar sarfedenlere haykırıyoruz.

           

            Kendi sağlığınızla oynayın. Bunu başkalarına tavsiye etmeyin.

Böyle bir yolla gireceğiniz milli takım, bizi temsil etmeyecektir. Etmemelidir.

 Sağlıkla kalın.

 

           

 

Geri Dön - Anasayfa

Turkyuzme.com sayfaları en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğü (ya da üstü) ve high-color renk ayarı ile izlenebilir.
Internet Explorer 5+ ve/veya Netscape 4.6+ kullanmanızı tavsiye ederiz.

Turkyuzme.com - 2002-2007. All Rights Reserved.

TÜM HAKLARI SAKLIDIR. İZİNSİZ KESİNLİKLE KULLANILAMAZ.  Bilgi: turswim@hotmail.com