Mart  2007  Haberler

Editörün Kaleminden-15

Densizliğin daniskası

Adı                 : Önemli değil.

Soyadı            :Türkoğlu.

e-mail adresi   : ttaurk@gmail.com

Suçu                : Kendini bilmezlik ve densizlik

                          Artislik.

                          Şöhret olmaya çalışmak.

                          Adını duyurmak.

Cezası             : Afaroz.

 

Yaptığımız      : Yargılı infaz.

 

            Şimdi kullanacağımız sözcük için sizlerden özür dileyerek başlamak istiyoruz.

“Çüş yani..”

Tatminsizliğin bu kadarı da fazla.

Hele hele kendini bilmezlik. Adeta Diz Boyu.

Eşşeklikten de öte bir ukalalık.

 

Şu soyadının güzelliğine bakın. Altın değerinde. TÜRKOĞLU.

Ama, Eşşeğe altın semer vurmuşsun, eşşek yine eşşek kalmış.

(Burada eşeklere hakaret etmemek için 2Ş kullanılmıştır.)

 

Bu daha başlangıç. Çünkü sen, yüz karası bir çirkefliğin baş rol oyuncususun.

Türkiye’deki tüm yüzücü ve antrenörlere pislik atıyorsun. Bilip bilmeden atışa geçmişsin. Hem de öyle bir savurmuşsun ki, senin yaptığını kendini bilen biri yapmaz.

Bu yazıları yazarken yaş sarhoştun, ya uyuşturucu almıştın, ya da aklı dengen yerinde değildi. Sürdürdüğüne göre, bir psikoloğa danışmanı tavsiye ederim. Çünkü senin ayarındaki bir adam ya bir ermeni öldürür ya da bir gazeteci. Çünkü senin amacın şöhret

Başka bir çözüm bulamıyoruz. Aklımıza başka bir şey gelmiyor. Biz de bu nedenle, taşıdığın soyadının altında ezildiğin inancındayız.

Sana bu soyadını verenlerin kemiklerini sızlattığını unutmamanı tavsiye edip, ettiğin laflardan utanman gerektiği kasındayız.

 

Bu ne kızgınlık demeyin. Olayı anlatınca bize hak vereceğinize inanıyoruz.

Öncelikle bu adresteki yazıları bir okumanızı istiyoruz.

http://www.fbyuzme.com/msdefter/default.asp?sayfa=2

            Bu fert, bir sitenin ziyaretçi defterinde Türk yüzmesinden, antrenörüne, oradan da yüzücüsüne kadar herkesi karalamış.

            İşte suçu bu.

            Son 10 yıllık geçmişimize bakarsak, Yüzmede Derya Büyükuncu’nun Dünya 2 ve 3 ncülükleri var. Son olarak Derya Erke Dünya Şampiyonasında 3 ncü oldu. Takım halinde Balkan şampiyonu olduk. Balkanlarda rekorlarımız ve bir sürü derecelerimiz var. İlkay Dikmen Akdeniz oyunlarında 2 kez ikinci oldu. Avrupa Şampiyonalarında final yüzdük. Daha bu yılın başında Lüksemburg’a giden sporcularımız madalyalarla döndü.

            Çok başarılı olduğumuzu iddia etmiyoruz ama bize tanınan imkanlarla bunu yapabiliyoruz. Eğitim yapımız ve sosyal şartlarımız ile bunları yapabiliyoruz. Güreşe ayrılan para ve sağlanan teknik imkanlar ile bize ayrılanlar ortada.

            Bak sayın fert,

            Bir sürü sporcu sabahın 5 lerinde sokaklara dökülüp, Türk yüzmesi için uykusunu bozuyor. Sen yatağında uyurken, onlar yollara dökülüyor. Evine karanlıkta gidip karanlıkta dönüyor. Güneşin nasıl doğduğunu ve nasıl battığını bilmiyor. Çöpçülerle gidip, bekçilerle dönüyor.

Antrenörler de aynı şekilde, sizin deyiminizle 3 kuruşa bu işi yapıyor. Ahkam kesmiyor. İşine bakıyor. Konuşmuyor çalışıyor. Ve de işini biliyor. İşine bakıyor.

            Dahası, sizin gibi “bilmeden seviyesizlik” yapmıyor.

Siz bu yüzmeyi ne sanıyorsunuz.

Yüzme dünyasında bir çocuğun suya adım atmasıyla yarışçı olması arasında en az 4 yıl geçmesi gerekir. Bu dönemde, her türlü teknik ve antrenman disiplinini gerektiği gibi aldıktan sonra, yarışmacı oluyor. Öyle herkes de yarışmacı olamaz.

Yani her isteyen yüzücü olamaz.

Her isteyenin de çocuğu yüzücü olamaz.

 

Yeteneği olan yüzücü olur.

 

Yüzücüler tarlada yetişmez, saksıda yetişmez. Bu gün dik, 15 gün sonra ürün al mantığı yüzmede yoktur.

 

Siz bu sporu ne sanıyorsunuz.

 

Siz yüzücüyü basketçi, voleybolcu ya da futbolcu ile karıştırıyorsunuz.

Onlar para için çalışıyorlar. Bizde para yoktur. Eziyet çoktur. Siz hiç, sabahın kör karanlığında buz gibi suya girip 3-5-7 km. yüzdünüz mü? İki duvar arasında saatlerce gidip geldiniz mi?

Akşam kalabalık kulvarlarda hız yaparken önünüze çıkan küçük bir çocuğa çarptınız mı? Siz hızlı yüzemediğiniz için hocanızdan fırça yediniz mi?

Bakınız bu mi ve mı’lar o kadar çok ki. Saymakla bitmez.

Ondan sonra ne üdüğü belirsiz bir adam çıksa siz ne yaparsınız.

Hele hele bir de artist edebiyatı ile dangur dungur konuşursa, işte böyle topa tutarsınız. Öyle kimse tangır tungur atıp tutamaz kardeşim.( kardeşim sözü lafın gereğidir.)

Bu hakkı size kimse vermiyor.

Ve de vermez.

Bizi siz eleştiremezsiniz.

Kimsiniz ki,

Siz Türk Yüzmesine hakaret edecek adam değil, bu sözlerinizle hakaret edilecek adamsınız.

Tüm dostlara duyurulur. Bu fert hakkında yazacağınız her türlü yazıyı sayfalarımıza koyacağız.

Taaa burnunu sürtüp ki özür dileyinceye kadar.

 

Gelelim sorumluluklarımıza.

Biz bundan yıllar önce açtığımız konuk defterini 6 ay içinde kapattık.

Neden biliyor musunuz.

İşte böyle bazı rahatsız, kendi ile barışık olmayan, artist ruhlu insanların boş laflarına malzeme olmayalım diye kapattık.

Niye kapattık. Çünkü, bazı insanlar sırf laf olsun diye kendilerini yazar ilan edip, abuk subuk cümleler kurarak sağa sola bulaşmasınlar istedik.

Herkes kendini söz sahibi sanmasın diye kapattık.

Söz sahibi insanların, konuyu bilen, yaşayanlar olduğuna inandık ve onlardan mail atmalarını istedik. Onlar da büyük bir tevazu ve incelik göstererek bize mail attılar. Hepsine anlayışlarından ötürü teşekkür ediyoruz.

Biz de bu isteklere tercüman olmaya çalıştık.

Ve öyle yapmaya da devam ediyoruz.

Bize mail atan herkese cevap verdik ve vermeye çalışıyoruz.

 

            Madem yayıncılık yapıyoruz. O halde bunun sorumluluğunu çok iyi taşımalıyız.

            Madem yüzmenin dili ve kulağıyız, o halde her önüne gelen adamın aslı astarı olmayan ve kişi ya da kurumları karalayıcı yazılarını yayınlamak zorunda değiliz. diye düşünüyoruz.

            Ama, olmuş bir kere diyerek, kardeş sitelerimizin bu konuya daha büyük ciddiyet göstereceklerine de inanarak, bir öneride bulunmak istiyoruz.

            Konuk ya da ziyaretçi köşelerini “üyelik” ile sınırlayalım. Üye olmayanlar girip yazı yazamasın. Böylece yazıyı yazanın kim olduğunu bilelim. Yazıyı yazan da sorumluluğunu bilsin.

Öyle ya Türk Yüzmesi bu.

Sazı eline alan İran’dan Irak’tan bahsetmiyor.

 

            Son günlerde, bu sayfalara sahte isimlerle yazı yazanlar çoğaldı.

Gerçi bu üslup ve kullandıkları kelimelerden onların kim olduğunu anlamak mümkün. Çünkü bazıları ile 2 günde bir telefon ile ya da msn ‘den görüşüyoruz. Ertesi gün aynı cümlelerle yazılan yazıları bu köşelerden okuyoruz.

Ama farklı isimlerle.

Biraz ayıp oluyor diyoruz.

            Durum böyle olunca, nasıl olsa beni kimse tanımıyor edebiyatına sığınıp, üslubu da bozuyor ve gereksiz tartışmalar yaratıyorlar.

            Zaman zaman tansiyonu yükseltip, kuru kahramanlıklar yapıyorlar.

            Böyle olunca da, yıpratmalar, yıpranmalar ve gerginlikler doğuyor.

             

            Tepkimizde üslup hatası olduysa size affola.

            Ne üdüğü belirsiz adama değil.

 

            Esenlikler diliyoruz.

Bu arada, bugün aldığımız bir habere göre, belgelerini teslim eden Sema Küçüksöz’ün  10 milyar lirayı yatırdığını duyduk. Böylece aday sayısı 4’e çıkmış oldu.

 

 

 

 

         

 

Geri Dön - Anasayfa

Turkyuzme.com sayfaları en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğü (ya da üstü) ve high-color renk ayarı ile izlenebilir.
Internet Explorer 5+ ve/veya Netscape 4.6+ kullanmanızı tavsiye ederiz.

Turkyuzme.com - 2002-2007. All Rights Reserved.

TÜM HAKLARI SAKLIDIR. İZİNSİZ KESİNLİKLE KULLANILAMAZ.  Bilgi: turswim@hotmail.com