Ocak  2007  Haberler

Editörün Kaleminden-10
“Seçim otobüsümüz çölde giderken,

Yoldaki tek ağaca çarpıp durdu.“


       Çoktandır sizlerle birlikte olamadık.
 

       Pek çok dostumuz, yazılarımızı beğendiklerini ve keyifle okuduklarını belirterek, her gün yazmamızı isterken, bizler de zamanı geldikçe sizlere hitap etmenin daha doğru olacağını düşünerek yazamadık.
 

       Ancak, Editörün Kaleminden 9 ve daha sonra da 10 adlı yazıları yazdık ve gerçek olduğunu iddia ettiğimiz bazı konuları gündeme getirip getirmemenin nasıl tepki alacağını düşünmeye başladık.
 

       Daha sonra bu yazıları gönül dostlarımıza göndererek okumalarını istedik.
       Çünkü bize göre, “kantarın topuzunu biraz kaçırmışız gibi” geldi.
      Yazılarımızı okuyan dostlarımız, “bunları yayınlarsanız çok büyük gürültü kopar, ancak yine de siz bilirsiniz” diyerek fikir sundular.
 

      Biz de ileriki günlerde “o gün yazamadık şimdi yazıyoruz.” diye yayınlamak üzere bilgisayarımızda bir dosya açıp içine kopyaladık ve beklemeye aldık.
 

………………………………………..
 

         Sizlerden ayrı kaldığımız günlerde pek çok şey oldu.
        Tabiri caiz ise bir sürü abuk subuk dedikodu aldık. Birçoğu doğru, birçoğu da yalan olan ve kışkırtıcı şeyler duyduk. Haber alma kaynaklarımız zehir gibi çalışarak bizi bilmediğimiz konularda aydınlattı. Bazılarına inanamadık. Bazıları da terbiye sınırlarını aşan cinsten ve çok çirkindi.
         Bu arada, yorumsuz bir haber ile yorumsuz bir resim yayınladık.
       Mesajımız ilgili adreslere ulaştı. Kimileri de “anlaşılmadı” diye “numara yapıp” suni sorun yaratmaya kalkıştı. Ardından da cevabını 15’in üzerinde mesaj ile aldı.
       Ancak bu kişinin bazı kişilere yakın ve sahte rumuzlu bir kişi olduğu konusunda, herkes görüş birliğine vardı. Çünkü yazılarında, tanıdığımız bir kişinin üslubu ve savunmaları vardı. Tahmin ettiğimiz kişi değilse, bu kadar benzerlik olurdu ancak, bu zat pek hırçın ve de acayip ters mantıklıydı.
       Hele hele bizi hiç sevmiyordu.
       Ne kötülük ettiysek, birilerinin gazına mı gelmişti yoksa özgür iradesinin pusulasına birileri mıknatıs mı tutuyordu, anlayamadık.
       Yolluk ve harcırahlar konusunda bize gelen eleştirileri sayfamıza yorumsuz olarak taşıdığımız için federasyon sitesinin yazarı tarafından “ tuu kaka” ilan edildik.
       Yazı çok ilginçti. Siteye göre, Federasyon ödeneklerinde tasarrufa gidilmiş ve Genel Müdürlük nezninde “kredibilite” artışı olmuştu. İşin bir başka yanı, “adeta ödül bekleniyor” havası estiriliyordu.
       En üst makam hemen ertesi gün ödülü gönderdi ve Cumhuriyet Gazetesindeki özel bir demeç ile Genel Müdürün şu sözü duyuruldu.
       “Sınıfta kaldınız.”
       “Haydaaaaa” diyemezdik ki.
       Biz de site yazarını eleştirmek için, atalarımızın deyimi ile “ bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” ya da “anlayana saz anlamayana az” gibilerinden bir yorumu, okuyanlara iletmek üzere “yorumsuz” başlıklı bir yayın yaptık.
       Ne yapabilirdik ki.
       Haberin haberi yapılamazdı.
 

       ………………………………………….
 

       Gelelim, en taze haberlere.
       Kaç gündür telefonlarımız zır zır çalıyor. Ahizenin öbür ucundan şu haber geliyordu.
       “Biliyor musun, Sema Başkan, aday olacakmış.
       Ne diyelim. “Hayırlısı olsun” deyip kapattık.
       Çünkü gelişen olaylar karşısında yorum yapmaya kalkarsak, kafayı çizebilirdik.
       Kredibilite..
       Sınıfta Kalmak…
       Ve….
       Aynı başkanın aday olacağının dedikodusu.
       Ne dememizi bekliyorlardı ki.
       Hayırlısı olsun dedik.
 

       ………………………………………….
 

       Arkasından, Genel Sekreterin yıllık izninin 2 gününü geçirmek üzere Bursa’ya gittiğini ve oradaki bazı antrenörler ile havuzda oturup sohbet ettiğini duyduk.
       Buyurun ne düşünürseniz düşünün. Veda turu mu? Seçim ziyareti mi? Dostlarla buluşma mı? Adını ne koyarsanız koyun, orada yapılan konuşmaların kalitesi daha önemliydi.
       Sohbetten yakaladığımız en güzel söz, Genel Sekreterimizin “bir başkanda olması gereken özellikleri kendisinin iyi bildiği” yolundaki sözleriydi.
       Bu kez “hayırdır inşallah “ dedik.
       Bir anda, “aday sayısı artıyor “ galiba diye düşündük. Çünkü “Aday olan Genel Sekreter”i daha önce görmüştük.
       Seçimi kaybetmiş ve tekrar genel sekreterliğe dönmüştü. Ama aynı Federasyonda değil. Başka bir Federasyonda işe başlamıştı.
 

       …………………………………………….
 

       “Bizim seçim otobüsü, çöl yolundaki tek ağaca çarpıp durdu.”
       Acaba ne olmuştu.
       Birileri yola yağ ya da mazot mu dökmüştü de araba yoldan çıkmıştı.
       Yoksa mucurda mı kayıp vurduk.
       Ya da engebeler yüzünden mi kaza olmuştu.
       İnanın insanın aklına her türlü şey geliyordu.
       Öyle ya, seçimler bir sene sonraya kaldı ve 2006 da olması gerekirken 2007’ye kaldı.
       Ocak ayı geçti. İnşallah Şubatın ilk ya da ikinci hafta sonu olur da, taşlar yerine oturur diyoruz.
       Yakında buluşmak üzere,
       Şen ve Esen Kalın.



 

Geri Dön - Anasayfa

Turkyuzme.com sayfaları en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğü (ya da üstü) ve high-color renk ayarı ile izlenebilir.
Internet Explorer 5+ ve/veya Netscape 4.6+ kullanmanızı tavsiye ederiz.

Turkyuzme.com - 2002-2007. All Rights Reserved.

TÜM HAKLARI SAKLIDIR. İZİNSİZ KESİNLİKLE KULLANILAMAZ.  Bilgi: turswim@hotmail.com