28 Mayıs 2003

MEB YILDIZLAR TÜRKİYE ŞAMPİYONASI TRABZON'DA SONA ERDİ

 

Yarışma Derecelerini Bilgisayarınıza Kaydetmek için buraya tıklayınız.


ORTAOKULLU YÜZÜCÜLER TRABZON’DA YARIŞTILAR.

    Türkiye Orta Dereceli Okullar (yıldızlar) Yüzme Şampiyonası 50 metrelik Trabzon Mehmet Akif Ersoy havuzunda yapıldı. 24 Mayıs cumartesi günü saat 9.30’da başlayıp, 26 Mayıs Pazartesi günü saat 14.00’da sona eren şampiyonaya, Türkiye’nin çeşitli illerinden 23 bayan  takımı ve 23 erkek takımı katıldı.

 

     3 gün süren şampiyona sonunda bayanlarda birinciliği İstanbul Terakki Vakfı, ikinciliği Ankara Gülen Muharrem Pakoğlu ve üçüncülüğü Özel İstanbul Çevre İlköğretim Okulu elde ederken, erkeklerde ise birinciliği İstanbul FMV Ayazağa Işık, ikinciliği İstanbul Erenköy ve üçüncülüğü 50. yıl Cumhuriyet İlk Öğretim Okulu takımları aldı.

 


 


 

 

YETER ARTIK. YÜKSEK DESİBALLİ SES ÇIKARAN  BU KLAKSONLARA NE ZAMAN DUR DENİLECEK?

Kimi yarışlarda çalınmasına izin verilmeyen, kimisinde ise çalınmasına göz yumulan sprey tüplü klaksonlar, tribünlerdeki seyirci ve yüzücülerde işitme kaybına yol açıyor. Üstelik çalandan başkasına zevk vermeyen ve çevrede gürültü kirliliğine yol açan bu klaksonlar, seyircilerin ikazlarına rağmen bazı antrenörlerin “tempo veriliyor” denilerek adeta teşvik edilmesi ise düşündürücü bulunuyor.

            Trabzon’daki yarışlarda bir ilin okul takımında yüzen bir yüzücü, genellikle kurbağalama yarışlarında adeta bir trafik canavarı gibi ortaya çıkıp, koca bir tüp bitene kadar herkesi rahatsız etti. İşin garibi ise antrenörü ve okul idarecileri, bu sporcunun sadece iki metre yanındaydı. Tepkiler karşısında  ise “tempo veriliyor” denildi. Biz de sadece arkadaşına tempo verme bahanesi ile arkadaşlarını rahatsız etmeyi göz ardı eden bu yüzücüyü belirledik ve sitemizde herkesin görmesini istedik.

 

     Haa az kalsın unutuyorduk. Yarışmaların sonuna doğru Federasyon görevlisi ve yarışma organizatörü Mustafa Tuncer tribünlere çıkarak klaksonu bu sporcunun elinden aldı. Son yarım saat herkes gürültüden kurtuldu ve sükut içinde yarış izledi.


önem veriliyor. Adına da seramoni adı veriliyor. Bayraklar çekiliyor. Marşlar söylenip iyi parçalarla uğurlanıyor.

            Bizde ise şöyle bir anons yapılıyor, “ 50 m. Serbest yarışında dereceye girenler, kürsüye gelsinler. Madalyaları vermek üzere falanca hanımı/beyi buraya davet ediyoruz.” Tören bitince de “Ahmet beye, (ya da Ayşe hanıma)  teşekkür ediyoruz.” Diyerek tüyleri diken diken eden sözler söyleniyor.

            Gelelim ödüllendirenlerin protokol terbiyesi anlayışına.

            İşte olması gereken sıralama. Yüzücü bir başarı elde etmiştir ve kürsüye çıkacaktır. Madalya takacak kişi madalya tepsisinde duran birincilik madalyasını almadan önce sporcuyu tebrik eder. Tokalaşılırken genelde yüzücüler ile yanak yanağa öpüşülür. Daha sonra sıra, başarısı tebrik edilen yüzücünün ödüllendirilmesine  gelinir. Sarı parlak renkli madalya alınır ve sporcunun başından geçirilerek takılır. Sıra ikincinin anons edilmesine gelmiştir. Anons bitmeden tebrik edilmez birinci için yapılan işlemler ikinciye ve üçüncüye de yapılır. Fotoğraf çektirmek bir nezaket olup, çeksinler diye durulmaz.

            Şimdi gelelim her teknik toplantıda, temcit pilavı gibi tekrar edilen sözcüklere. “ Antrenör arkadaşlar. Madalya alacak sporcuları kürsüye erken gönderin. Sporcunuzun hemen yarışı yoksa oraya çıkmasını sağlayınız. Kesinlikle spor kıyafeti dışında bir kıyafet ile göndermeyiniz.”

            Bu sözler çok doğru ve yerinde bir isteği vurguluyor. Ama gelin biz büyükler olarak kürsülerin durumunu, yapılan anonsları ve madalyayı sporcunun eline veren büyükleri ya da tepsi tutan çocuğu öpüp, anons yapan spikerin bile elini sıkan kişileri düşünelim ve neden sporcuların böyle davrandığını değerlendirelim.


Biz yine de bu olayı kınamıyor ve uzaktan gülerek izlemeyi  yeğliyoruz. Takdiri ise herkese bırakıyoruz.


 

YARIŞMALARDAN NOTLAR.

 

 Trabzon’daki  bu yarışmalar sırasında çok ilginç detaylar yakaladık. İşte bunlardan bazıları:

 

  • Bu yarışmalarda 14 ferdi ve 3 bayrak olmak üzere 17 yarış yüzüldü. Bayan ve erkeklerdeki bu yarışların toplamı 34 idi. Yani şeref kürsüsünde 34 kez tören yapıldı. 30’dan fazla okuldan okul müdürü , idareci, Beden Eğitimi ve antrenör tribünde oturmaktaydı. Fakat 34 yarıştan 9 tanesinin madalyasını Bursa’lı antrenör ve idareciler verirken, 8 tanesini Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğü Spor İzcilik Şube Müdürü, 5’ini Trabzon il temsilcisi 5’ini hakemler ve geri kalanını idareci ve hocaların verdiği görüldü. Kafalardaki soru, madalya vereceklerin listesini kim hazırladı ve bu listede neden  Bursa’dan fazla kişiye ayrıcalık gösterildi .

  • Yarışmalar sırasında bazı hakemler sakız çiğniyorlardı.

  • Start sırasında çalınan düdüğün benzerleri yarışmalar sırasında, sporculara tempo verilmek için çalındı. Düdük sesinin geldiği yöne bakıldığında ise çok ilginç bir manzara ile karşılaştık. Bazı antrenörler, düdüklerini ağızlarına alıp, avuçları ile düdüğü saklayarak sporculara tempo veriyorlardı. Sporcuların bazıları ise havuzun ortasına kadar geldikten sonra “fodepar için hakemler düdük mü öttürüyor acaba ?” diye yavaşlayıp, başlarını geriye çevirerek bakmak zorunda bile kaldılar. Bu haksızlık ve çirkinlik Arena Kupasında da yapıldı. Ancak hakemler bunu erken önlediler.

  • Bazı sporcular, kaygan olan depar taşının havlularını koyarak çıkış yaptılar. Amerika’da oldukça yaygın olan bu görüntülere yakında daha da alışacağız. Çünkü bazı kulüpler, daha şimdiden sporcularına kulüp ismi yazan ve depar taşına örtülmek üzere hazırlanan havlu dağıtma düşüncesi içindelermiş.

  •  Sporcular havuzun suyunun çok soğuk olduğundan şikayetçiydiler.

  • Bazı okulların, sporcularına arkalarında büyük rakamlar yazan formalar verdikleri görüldü. Bazıları ise dizlerine değen formalarla depar taşına geldiler.

  • Yarışlar başlamadan önce Federasyon temsilcileri bilgisayar bulmakta zorluk çekti. Ankara’dan getirilen laptap, havuzdaki yazıcıya uyum sağlamadı. Disketi de bulunamadı ve böylece başka bir bilgisayara ihtiyaç duyuldu.Yetkililere soruldu ve  “Havuzda bilgisayar yok.” cevabı alındı. Yetkililer ise kara kara düşünmeye başladılar. Sonra ne olduysa oldu, birileri bir odada bilgisayar buluverdi. Kimse de “hani yoktu..” diyemedi ve tesadüfen bulunan bilgisayar kurulup işe başlandı.Bizim duyduğumuz bu... Başkalarının yalancısıyız.

  • Start listelerinin bazı antrenörlere “yok, basılmadı” diye verilmezken, bazı ayrıcalıklı antrenörlere ise verildiği görüldü.


 

Yarışma Derecelerini Bilgisayarınıza Kaydetmek için buraya tıklayınız.

 

Geri Dön - Anasayfa

TurkYuzme.Com - 2003.